Donald Trump: Kürtlere para ödendi, kendileri için harcadılar

Dün yaptığı basın toplantısında, "Kürtler sizin için “bizi terk etmeyecek başkan" olarak görüyor" sorusuna yanıt veren Donald Trump, "Kürtlere petrol karşılığında çok para verildi, bunu kendileri için yaptılar, bizim için değil." yanıtını verdi.

21 Oca 2026 - 08:55 YAYINLANMA
Donald Trump: Kürtlere para ödendi, kendileri için harcadılar
Hızlı Özet Göster Donald Trump, Kürtlere petrol karşılığında para ödendiğini ve bunun kendi çıkarlarına yapıldığını belirtti.ABD'nin Suriye'deki askeri varlığı DEAŞ'la mücadeleye dayansa da, yeni entegrasyon anlaşmasıyla SDG'nin ulusal orduya entegre edilmesi planlanıyor.Bu süreç, Kürtlere tam vatandaşlık hakları ve kültürel güvenceler sağlarken, ABD'nin askeri varlığının son bulması hedefleniyor. AI özetimiz yardımcı oldu mu? Bize bildirin.

ABD Başkanı Donald Trump, dün basın toplantısı düzenledi. 

Trump'a toplantı sırasında Suriye'de yaşanan son gelişmelere ilişkin sorular soruldu. 

SDG/YPG BİRÇOK BÖLGEDEN TEMİZLENDİ

İlk olarak Halep'e operasyon başlatan Suriye ordusu, SDG/YPG kontrolündeki 3 mahalleyi geri aldı.

Daha sonra, Fırat batısına doğru harekete geçen yönetim Rakka, Tabka ve Deyrizor'da terör örgütünü çıkarmayı başardı.

"KÜRTLER SİZİN İÇİN BİZİ TERK ETMEZ DİYOR"

Suriye ordusunun ilerleyişi sonrası dün basın toplantısında Donald Trump'a, "Kürtler sizin için “bizi terk etmeyecek başkan" olarak görüyor" ifadeleriyle bir soru yöneltildi. 

Trump'ın cevabı ise şöyle; 

"ÇOK PARA VERDİK, KENDİLERİNE HARCADILAR"

"Kürtleri seviyorum ama şunu anlamalısınız; Kürtlere petrol karşılığında çok para verildi, bunu kendileri için yaptılar, bizim için değil. Yine de onlarla iyi anlaştık ve onları korumaya çalışıyoruz."

ABD-SDG ORTAKLIĞI BİTTİ

Barrack, ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri varlığının tarihsel olarak DEAŞ’la mücadeleye dayandığını ifade etti.

Kürtlerin öncülüğündeki SDG’nin 2019’a kadar DEAŞ’ın sözde hilafetinin çökertilmesinde en etkili kara gücü olduğunu belirten Barrack, o dönemde iş birliği yapılabilecek işlevsel bir merkezi Suriye devleti bulunmadığını vurguladı.

Ancak bugün gelinen noktada tablonun köklü biçimde değiştiğini kaydeden Barrack, Suriye’nin artık uluslararası alanda tanınan bir merkezi hükümete sahip olduğunu ve 2025’in sonlarında DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu’na 90’ıncı üye olarak katıldığını hatırlattı.

Bu gelişmeyle birlikte ABD–SDG ortaklığının temel gerekçesinin büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade etti.

ENTEGRASYON ANLAŞMASI VE YOL HARİTASI

Barrack, ABD’nin SDG’nin ayrı bir yapı olarak sürdürülmesini teşvik etmediğini, aksine Şam’la entegrasyon sürecini aktif biçimde kolaylaştırdığını belirtti.

Bu kapsamda ABD, Suriye Hükümeti ve SDG liderliğiyle yürütülen yoğun temaslar sonucunda 18 Ocak’ta bir entegrasyon anlaşması imzalandığını ve sürecin barışçıl şekilde ilerlemesi için net bir yol haritası oluşturulduğunu açıkladı.

Anlaşma çerçevesinde SDG mensuplarının bireysel olarak ulusal orduya entegre edilmesi, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapıları gibi kritik altyapının Şam yönetimine devredilmesi ile DEAŞ mensuplarının tutulduğu hapishane ve kampların kontrolünün merkezi hükümete bırakılması öngörülüyor.

SURİYE'DE UZUN VADEDE ABD ASKERİ VARLIĞI HEDEFLENMİYOR

ABD’nin Suriye’de kalıcı bir askeri varlık hedefi bulunmadığını belirten Barrack, Washington’un önceliklerini DEAŞ kalıntılarının tamamen tasfiyesi, uzlaşmanın desteklenmesi ve ayrılıkçılık ya da federalizm dayatılmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi olarak sıraladı.

Barrack’a göre bu entegrasyon süreci, Kürtler açısından tam vatandaşlık hakları, anayasal kültürel güvenceler (Kürtçe eğitim ve Nevruz’un ulusal bayram olarak tanınması gibi) ve yönetime katılım imkânı sağlayabilir. Bu çerçevenin, iç savaş koşullarında SDG’nin sahip olduğu sınırlı yarı özerk yapıdan çok daha ileri olduğuna dikkat çekildi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: