Doğruyol’dan Sistem Eleştirisi: "Hastaneler İşletme, Hastalar Müşteri Oldu!"

16 May 2026 - 21:12 YAYINLANMA
Doğruyol’dan Sistem Eleştirisi: "Hastaneler İşletme, Hastalar Müşteri Oldu!"

Sağlıkta "Liyakat" ve "Ticaret" Kıskacı
Doğruyol’dan Sistem Eleştirisi:
"Hastaneler İşletme, Hastalar Müşteri Oldu!"

 
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Sağlık sisteminin içine düştüğü "ticari" sarmalı ve yönetimsel krizleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken, sağlık sektöründe son zamanlarda giderek artan şikayetler ve sistemin aksayan yönlerini sert bir dille eleştirdi. Birlik Sağlık Genel Başkanı 30 yıllık sendikacı Ahmet Doğruyol, Türkiye’deki sağlık sistemindeki gelişmeler ve yapısal sorunlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazeteci yazarlar ile bir araya gelen Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 1994 yılından bu yana sendikal faaliyetlerin içinde olduğunu belirterek, herhangi bir siyasi partinin uhdesinde olmadıkları için gerçekleri özgürce dile getirdiklerini vurgulayarak sistemdeki sorunlara dikkat çekti.

BATI DA OLDUĞU GİBİ LİYAKAT

İÇİN KRİTERLER GETİRİLMELİ

Doğruyol’un en sert eleştirilerinden biri, sağlık yönetimindeki kadrolaşma üzerine oldu. Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkilerini yeniden düzenleyen yasaya dikkat çeken Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 2 Kasım 2011'de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı KHK ile sağlıkta "yeni yapılanma" (sağlık müdürlükleri, kamu hastaneleri birliği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu vb.) getirilmiş, sağlık personeline sözleşmeli istihdam ve performans sistemi esasları belirlendiğini açıkladı. 
663 sayılı KHK ile hastane yöneticilerinin (İl Sağlık Müdürü, Başhekim, Müdür, başhemşire ve yardımcıları) sözleşmeli statüye geçtiğini hatırlatan Doğruyol, bu atamalarda liyakatin tamamen devre dışı kaldığını iddia etti. İl Sağlık Müdürü, Başhekim ve benzeri yönetim kadroları için bazı kriterler getirilmesi gerektiğini kaydeden Doğruyol, "Siyasete dokunmadan başhekim olma ihtimali neredeyse imkansız gibi. Oysa Batı’da bu makamlar için meslekte belli süre hizmet etmek, eğitim vb. gibi net kriterler bulunmakta. Ülkemizde de liyakat için bazı makam ve unvan atamalarında kriterler getirilmeli" diye konuştu.

TÜRKİYE MR VE TOMOGRAFİDE
AVRUPA’NIN REKORUNU KIRIYOR
Türkiye'nin sadece İstanbul'da tüm Avrupa'dan daha fazla MR ve tomografi çekerek rekor kırıldığını söyleyen Doğruyol, bu durumun arkasındaki kirli çarkı anlattı. Kamu hastanelerindeki laboratuvar ve radyoloji hizmetlerinin özelleştirilmesinin "hizmet alım kotası doldurma" gayretini doğurduğunu, firmaların para kazanması için sistemin zorlandığını belirtti. Ayrıca, radyoloji raporlarının internet üzerinden ihale edilen firmalara okutulduğunu, bazı raporların hastaya bakılmaksızın "kopyala-yapıştır" yöntemiyle hazırlandığını, hatta bir kurşun önlük filminin bile "hasta bulgusu" gibi raporlandığı trajikomik vakaların yaşandığını dile getirdi. 

İZMİR’DE SAĞLIK YATIRIMLARI YETERSİZ
İzmir’deki sağlık yatırımlarına değinen Doğruyol, kentin yatırım noktasında Orta Anadolu ve Doğu bölgelerinin gerisinde kaldığını ileri sürdü. Özellikle Bozyaka Devlet Hastanesi’nin yıkım sürecine tepki gösteren Doğruyol, "1995’te açılan bir binanın 17 yıl sonra yıkımının gündeme gelmesi milli servet kaybıdır. Buranın kapatılmasında bölgedeki özel hastanelerin payı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, şehir hastanelerinin şehrin dışına kurulmasıyla vatandaşın sağlığa erişiminin zorlaştığını, merkezdeki değerli sağlık arazilerinin ise birer birer satıldığını hatırlattı. Sağlık Bakanlığı son dönemde yayımladığı kararnamelerle 30’dan fazla ilde çok sayıda sağlık arazisinin satışa çıkarılmasını eleştiren Doğruyol, özellikle İzmir Selçuk Devlet Hastanesi arazisi üzerinden örnek verirken, eski hastane binalarının yıkılıp arsalarının satılması yerine, buraların "Sağlıklı Hayat Merkezleri", "Aile Sağlığı Merkezleri" veya butik hastaneler olarak kullanılması gerektiğini önerdi.

BEBEK ÇETELERİ VE ÖZEL HASTANELERİN KAR 
HIRSINA KARŞI DENETİM MEKANİZMALARI ARTMALI
Sağlıkta "Liyakat" ve "Ticaret" kıskacına özellikle son dönemde kamuoyunu sarsan "Bebek Çetesi" olaylarına da değinen Doğruyol, özel hastanelerin denetimden uzak birer ticarethane gibi çalıştırıldığını savundu. Geçmişte yaşadığımız gibi, birçok özel hastanenin yeni doğan ünitelerini birkaç kişinin kiraladığını ve doğan bebeklerin büyük bir kısmının haksız kazanç sağlamak amacıyla gerekmediği halde yeni doğan yoğun bakımlara yatırıldığını iddia eden Doğruyol, "Özel hastanelerde doğan 10 bebekten 9'u neredeyse otomatik olarak yoğun bakıma alınıyor. Burada sosyal güvenlik aracılığıyla devlet soyuluyor, milletin parası imkanlar çarçur ediliyor. Özel hastanelerin önceliği para kazanmak. Denetim mekanizması kurulmadığı sürece devletin imkanları çarçur edilmeye, vatandaşın sağlığı ticarete konu edilmeye devam edecektir" uyarısında bulundu. SGK’nın soyulduğunu, faturaların şişirildiğini, sorumluluk alınmadığını vurgulayan Doğruyol, “Para kazanmanın bir sınırı, bir çerçevesi olmalı” diye konuştu.

ASIL HEDEF: VATANDAŞI HASTA ETMEMEK
ÇÖZÜM: KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık Bakanlığı'nın başarısının ameliyat veya poliklinik sayısıyla değil, "vatandaşı hasta etmemekle" aşılama ve önleyici hizmetlerle vatandaşı hastaneye düşürmemekle ölçülmesi gerektiğini belirten Doğruyol, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki "sağlık evi ve köy ebesi" modelinin önemine dikkat çekti. Aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin (aşılama, önleyici tedbirler vb.) merkeze alınması çağrısında bulundu. 
Çözümün "Koruyucu Sağlık Hizmetleri"ne dönmek olduğunu vurgulayan Birlik Sağlık Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, "Sağlıklı Hayat Merkezleri önemli bir adım. Ancak önce vatandaşın bu merkezlerin varlığından haberdar olmasını sağlayın. Farkındalığı artırın. Butik tarzı, küçük çaplı laboratuvar hizmetleri ile güçlendirin” diye konuştu.
Doğruyol, ayrıca ileri tahlil ve tetkiklerin yapıldığı, aşı üreten Hıfzıssıhhaların da mutlaka yeniden açılması gerektiğini dile getirdi. 
İzmir Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan’da sağlık sektörünün önemine dikkat çekerek, Ege bölgesinden 200 gazetecinin bulunduğu özgün bir mesleki organizasyon olarak toplumun tüm kesimleri ile bir araya geldiklerini ve 150’yi aşkın buluşma ile haberleri masada değil, kaynaklarından dinleme fırsatı bulduklarını kaydederek, Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol’a teşekkür ediyorum” dedi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: