Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü'nden Almanya yorumu

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü  Büyükelçi İbrahim Kalın, Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin kararı  hakkında, "Türkiye tarihiyle yüzleşmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır. Fakat  yalan, propaganda ve algı operasyonlarına da elbette seyirci kalamaz. 1915  olaylarını bahane ederek bugün Türkiye Cumhuriyeti ve milleti üzerinde baskı  kurmaya çalışmak ancak abesle iştigal etmektir, Türk devletini ve milletini hiç  tanımamaktır." dedi.

03 Haz 2016 - 09:19 YAYINLANMA
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü'nden Almanya yorumu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kenya ziyaretine eşlik eden  Kalın, muhabirine yaptığı açıklamada, Alman Federal Meclisinin kararının,  hiçbir hukuki temeli bulunmadığını ve tarihi gerçeklere aykırı olduğunu  belirterek, kararı "siyasi sorumsuzluk örneği" olarak niteledi. "Türkiye açısından hiçbir hükmü ve anlamı yoktur. Bu kararı en  şiddetli şekilde kınıyoruz" ifadesini kullanan Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan'ın 1915 olaylarının arşiv belgelerine dayanarak ve tarihi gerçeklerin  aydınlatılması için 2005 yılında ortak tarih komisyonu kurulması çağrısında  bulunduğunu, bugüne kadar ne Ermenistan'dan ne de soykırım tezini savunanlardan  bu çağrıya olumlu bir cevap geldiğini kaydetti. Bunun nedenini düşünmek  gerektiğine işaret eden Kalın, açıklamasını şöyle sürdürdü:"Bu çağrıdan kaçanların, siyasi saiklerle ve hukuki gerekçelerden uzak  bir parlamento kararıyla soykırım propagandası yapması ancak bir suçluluk  duygusuyla izah edilebilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın 1915 olayları hakkında 2014  ve 2015 yıllarında ve bu sene yaptığı açıklamaları ve ortak acı ve adil hafıza  yaklaşımını yok saymaları manidar. Buna Türkiye'nin son yıllarda Ermeni cemaati  dahil azınlık topluluklarına yönelik attığı çok önemli adımları da eklemek  gerekir.

 

Bu tasarıya destek vererek soykırım propagandası yapanlar sadece  tarihi değil bugünü de doğru okumaktan aciz. 1915 olaylarının tek taraflı bir  şekilde soykırım olarak ilan edilmesi ve özgür tartışma imkanının engellenmek  istenmesi, AİHM kararlarıyla da çelişkilidir.Almanya'nın, modern tarihin en büyük soykırımının 'Holokost'un faili  olduğu gerçeğini tekrar hatırlamakta fayda var. Evet, Almanya bu korkunç insanlık  suçunu işlediğini kabul ediyor. Fakat derin bir suçluluk ve belki de aklanma  duygusuyla 'tek katliam/soykırım yapan ben değilim, başkaları da yaptı'  diyebilmek için Ermeni soykırım yalanının arkasına sığınıyor.""Almanya'daki Türklerin tepkisiz kalması beklenemez"Kalın, kararı destekleyen bazı milletvekillerinin, bu kararla Türkiye  üzerine baskı kuracaklarını söylediklerini aktararak, şöyle devam etti:"Türkiye tarihiyle yüzleşmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır. Fakat  yalan, propaganda ve algı operasyonlarına da elbette seyirci kalamaz. 1915  olaylarını bahane ederek bugün Türkiye Cumhuriyeti ve milleti üzerinde baskı  kurmaya çalışmak ancak abesle iştigal etmektir, Türk devletini ve milletini hiç  tanımamaktır.Bu kararın, Türk-Alman ilişkileri üzerinde hem siyasi hem de toplumsal  düzeyde elbette etkileri olacaktır. Türkiye'nin hak etmediği bir yalan ve iftira  karşısında tepkisiz kalması düşünülemez. Fakat bunun sonuçlarını düşünmesi  gereken Türkiye değil, bu sorumsuz, anlamsız ve mesnetsiz tasarıyı gündeme  getirip destek olanlardır.

 

Almanya'da yaşayan üç milyon Türk'ün de bu karara tepkisiz kalması  elbette beklenemez. Bu tasarıyla ne Almanya'daki Türk toplumunun entegrasyonuna  ne de Türkiye-Ermenistan ilişkilerine olumlu bir katkı yapılması söz konusu  değildir.""Türkiye'ye asılsız ithamlarda bulunmak yerine..."Tek taraflı bir tarih anlayışını dayatmanın, başka siyasi güdülerle  hareket edildiğini gösterdiğini vurgulayan Kalın, "1915 olaylarını aydınlatmak,  Osmanlı Ermenilerinin acılarını paylaşmak, bugünkü siyasi tıkanıklığı aşmak ve  bölgede adil ve kalıcı bir barış ortamı inşa etmek için büyük çaba gösteren ve  cesurca adımlar atan Türkiye'nin çabalarını yok saymak, tarihi ve siyasi körlüğün  esef verici örneklerinden biridir. Alman Federal Meclisi, Türkiye'ye akıl vermek  yerine ve asılsız ithamlarda bulunmak yerine, bugüne kadar bütün olumlu  girişimlere mutlak bir retçilik tavrıyla karşı çıkan Ermenistan'a sağduyu  telkininde bulunmalıdır." değerlendirmesini yaptı.Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi'nin istişarelerde bulunmak üzere  Türkiye'ye çağrıldığını anımsatan Kalın, bundan sonra atılacak adımların da bu  süreçte değerlendirileceğini bildirdi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: