Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında yaptığı konuşmada fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz." dedi.

01 Eki 2026 - 16:50 YAYINLANMA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz

Yeni yasama yılının ülke, millet, Meclis, demokrasi ve tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin tarihi misyonuna dikkat çekti.

"Yeni yasama yılının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu meclis milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Milli Mücadele'yi başarıyla sevk ve idare etmiştir.

15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclisimiz, meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbeye direnen milletimizle birlikte o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. TBMM'nin 1920-1923 arası tutanakları Türkiye'nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir. Milli iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır."

"Milletin sorunlarına çözüm bulmakla mükellefiz"

Siyasetçilerin millete karşı sorumluluğuna vurgu yapan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkı veçhile hizmet etmektir. Şahsım dahil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz."

"Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz"

Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan gelişmelere de değinen Erdoğan, sorunun çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz."

"Cephe siyasetinin raf ömrü dolmuştur"

Türkiye’de siyasi anlayışın değişmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, kutuplaştırıcı siyasetin ülkeye zarar vereceğini ifade etti.

"Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur. Farklılıkları bir çatışmaya, bir kutuplaştırmaya dönüştürmek, Türkiye'nin deyim yerindeyse fabrika ayarlarını bozmak, demektir. Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız."

"Çerçeve Yasa Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür"

"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasa’ya ilişkin şöyle konuştu:

"Çerçeve Yasa'nın çıkarılması konusunda TBMM'de 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat aziz milletimizi, Türkiye'nin dostlarını sevindirirken hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye'nin hasımlarını üzmüş, hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşuyla 'Terörsüz Türkiye' sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum."

"Yeni anayasa yapma şartları daha da olgunlaşacaktır"

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa ihtiyacına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapma şartları inanıyorum ki daha da olgunlaşacaktır. Adalet, eşitlik, iyilik ve insanlık değerleri üstünde yükselen devlet töremiz aslında modern anlamıyla bir toplumsal sözleşmeden bireyleri hukukun gücüyle birbirine bağlayan bir anayasadan başka bir şey değildir. Darbe dönemi anayasaları kuvvetler ayrılığının uygulanmasından ziyade sandıktan çıkan iktidar gücünün zapturapt altına alınmasına odaklanmıştır. Milli egemenliğin ve milli iradenin bürokratik oligarşiyle nasıl sınırlandıracağını tasarlamıştır." (İLKHA)

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: