CHP’de Böke depremi!
16 Nisan halk oylamasının ardından yüzde 49 oyu anlamaya çalışan CHP’de hafta başında başlayan çalkantılı süreç, dün Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke’nin sürpriz sayılabilecek istifasıyla devam etti.
07 May 2017 - 11:00
YAYINLANMA
16 Nisan halk oylamasının ardından yüzde 49 oyu anlamaya çalışan CHP’de hafta başında başlayan çalkantılı süreç, dün Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke’nin sürpriz sayılabilecek istifasıyla devam etti.
Böke’nin 16 Nisan akşamı partiye ilk geldiği dakikalarda bir açıklama yapmayı düşünmeyen Kılıçdaroğlu’nun kendisi yerine bir başka MYK üyesine açıklama yapma talimatı vermiş olması, iki hafta önce yaptığı açıklamanın Kılıçdaroğlu tarafından Grup Başkanvekili Levent Gök’e düzelttirilmesi ve 3 Mayıs günü, Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile birlikte basın toplantısı düzenlenmesinin önerilmesi gerekçesiyle, “sözcülük” performansının sorgulandığını ve Kılıçdaroğlu’na MYK’da sert muhalefet etmesi nedeniyle görevden alınacağını düşündüğünü yakın çevresiyle paylaştığı belirtiliyordu. Bu nedenle “görevden alınan isim” olmamak adına Böke’nin dün sürpriz bir kararla istifa edeceğini saat 13.00’te en yakınındaki MYK üyelerine duyurduğu, bu isimlerin istifa etmemesi gerektiği telkinlerine karşın saat 15.00’te Kılıçdaroğlu ile görüşüp gerekçelerini sıraladığı ve saat 15.10’da istifasını kamuoyuna duyurduğu öğrenildi.
‘Adımlar atılmadı’
Böke’nin istifa açıklamasında, Kılıçdaroğlu’nu hedef alması, bir süredir parti kamuoyunda dillendirilen olası genel başkan adaylığı için ilk sinyal olarak yorumlandı.
Böke’nin istifasının bugün Sağlar’ın ihracına yönelik PM’de yapılacak oylamayı da etkileyebileceği değerlendiriliyor. Böke, istifa açıklamasında şunları kaydetti:
“16 Nisan’da seçmenlerin en az yüzde 50’si tek adam rejimine karşı çıkmış ancak gayrı-hukuki yollarla bu irade gasp edilmiştir. CHP’ye düşen görev, gayrimeşru olanı meşrulaştırmamak ve ortaya konan bu demokrasi iradesini Türkiye gerçeğine dönüştürmek için halkla birlikte siyasi mücadele vermektir. Bu görevin gerekleri partinin karar organlarında ısrarla dile getirilmiş olmasına rağmen, atılması gereken adımlar 16 Nisan gecesinden başlayarak gereken siyasi kararlılık ve netlikle atılmamıştır.
Öte yandan, ‘hayır’ iradesini temsil eden en güçlü siyasi aktör olması gereken CHP’ye hakim olan yönetim anlayışı, demokrasi paydası etrafında birleşen milyonların sesini güçlendirmek yerine, parti içi demokrasiyi ve kurumsal yapıyı tartıştıran tutumlar sergilemiştir.
‘Mücadeleye devam’
Sosyal demokrat bir partide, parti yönetimlerinin görevi parti kurullarına siyasi ve disiplin kararlarını dayatmak değil, partideki farklı fikirleri sağlıklı bir biçimde karar süreçlerine dahil etmek ve parti kurullarını etkin çalıştırmaktır. Gelinen noktada mevcut yönetim anlayışının parçası olmayı uygun bulmuyorum. Bu sebeple Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevlerimden istifa ediyorum. Bundan sonra da, CHP ailesinin bir parçası olarak, Türkiye’de demokrasi, özgürlük ve eşitlik için mücadele vermeye devam edeceğim. Birbirini ezen değil birlikte çoğalan bir CHP siyasetinin, ayrışan değil bütünleşen bir Türkiye’nin de temeli olacağına inancımla seçilerek gelmiş olduğum PM üyeliği ve milletvekilliği görevlerimi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceğim.”
‘MYK’da kalın’ telkini
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke ile görüşmesinde, Böke’nin gerekçelerini öğrendikten sonra, “İstifa etmemenizi arzu ederim. Ancak çok ısrarcıysanız sözcülük görevinden istifa edin. MYK’da kalmanızı isterim” dediği öğrenildi.
’Zamansız buldu
Böke’nin bu konuda bir yorum yapmadan değerlendireceğini belirttiği, buna karşın Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden bir süre sonra istifa metnini kamuoyuna açıkladığı ifade edildi. Kılıçdaroğlu’nun, Böke’nin istifa metnini okuduktan sonra çok şaşırdığı, zamansız bulduğu istifanın, çok arzu ediliyorsa birkaç gün sonra yapılabileceğini yakın çevresine ima ettiği kaydedildi.