Azerbaycan ile Ermenistan güvenlik güçleri arasında dün sabah tırmanan Dağlık Karabağ gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP'li Başkan Yardımdıcısı ve Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz, "Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor" dedi.
HER SEFERİNDE TÜRKİYE'YE SALDIRAN DİL
Ünal Çeviköz deyince, akla Suriye’den Libya’ya kadar Türkiye’nin egemenlik mücadelelerine yönelik saldıran biri sürü açıklaması geliyor.
Onlardan bir kaçına dikkat çekmekte fayda var.
Mesela 8 Kasım 2018’de PKK’nın Suriye kolu PYD için "siyasi bir oluşum" diyen bizzat Ünal Çeviköz’ün kendisidir. PYD’nin terör örgütü olmadığını savunmuştur.
Ama 28 Ağustos 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamas lideri İsmail Heniye’yi kabulünden birkaç gün sonra "Hamas terör örgütüdür" diyen de Çeviköz’dür. Hem de 2012’de kendi genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun Heniye’yi CHP genel merkezinde ağırladığını unutarak.
"Türkiye" ve "cihatçı" kelimelerinin geçtiği cümleleri kurup, Ermeni-PKK lobisinin tezlerini savunur hale dönüşebilmek. Sen o cümleyi hangi maksatla kurarsan kur, hadi diyelim ki iyi niyetle kurdun, hiç önemli değil zira karşı taraf alacağını çoktan almış oldu.
Onlar PKK gerçeğini bastırıp yerine "Türkiye cihatçı gönderdi" yalanına, bizzat senin sayende güçlü bir ses daha yüklemiş oldu.
ARKADAŞI ÜNAL ÇEVİKÖZ'Ü ANLATTI: ABD'NİN CHP
KONSOLOSU GİBİ AMERİKAN ÇIKARLARINI SAVUNUR
CHP'li Ünal Çeviköz, Azerbaycan konusunda hükümete yönelik attığı iftiralarla gündeme geldi. Gazeteci yazar Engin Ardıç, 'eski arkadaşını anlatırken CHP içindeki söylemlerini eleştirdi. Çeviköz'ün iddialarını Kılıçdaroğlu'nun bile dile getirmediğini vurgulayan Ardıç, "Hükümete sistemli olarak karşı çıkıyor ve Amerikan çıkarlarını savunuyor. Türkiye'nin ayağına kurşun sıkıyor" dedi.
BM'nin tanıdığı, Türkiye'nin anlaşma imzaladığı Libya'daki yönetimi 'cihatçı', darbeci Hafter'i ise 'makul, seküler bir yönetim' olarak tanımlayan CHP, Türkiye'nin kardeş Azerbaycan'a gönderdiği iddia edilen gruplarla ilgili de aynı dili sürdürerek 'cihatçı gruplar' ifadesini kullanıyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, "Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor" demişti.
Sabah Gazetesi Yazarı Engin Ardıç, Çeviköz'ün sözleriyle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Ardıç, "Kime çalışıyorsun Ünal" başlıklı yazısında bir zamanlar yakın arkadaşı olan Ünal Çeviköz'le ilgili önemli bilgiler verdi.
Çeviköz'ün çok hırslı olduğunu söyleyen Ardıç, Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden sonra siyaset okuduğunu, üniversiteden sonra ise Rusça öğrendiğini anlattı. Ardıç, "Varmayı amaçladığı hedefe onu İtalyanca'nın değil Rusça'nın ulaştıracağını kestirmişti. Günün birinde onu Brüksel'de ziyaret ettim. NATO'da çalışıyordu" ifadelerini kullandı.
Çeviköz'ün daha sonra Bregenz, Moskova ve Sofya'da bulunduğunu belirten Ardıç, Çeviköz'ün Bakü, Bağdat ve Londra elçilikleri yaptığını hatırlattı.
Emeklilikten sonra CHP'ye katılan Ünal Çeviköz'ün, birçok meselede 'dilinin pabuç kadar olduğunu' kaydeden Ardıç, şöle devam etti:
"CHP'de yükseldiği günden beri "Amerika Birleşik Devletleri'nin CHP konsolosu" gibi davranıyor.
Rusya'dan alınan füzeler konusunda da bu böyleydi, Suriye konusunda da, Libya konusunda da, Doğu Akdeniz konusunda da.
Hükümetin her dış politika adımına "sistemli" olarak karşı çıkıyor ve Amerikan çıkarlarını savunuyor...
Belki "e canım muhalefettir işte" deyip geçersiniz...
Ama Azerbaycan konusunda CHP'nin bile hükümeti desteklediği günlerde onun Türkiye'nin ayağına sıktığı kurşunu görmezden gelemezsiniz.
Çeviköz, hükümeti "Azerbaycan'a silah yardımı yapmakla ve hatta cihatçı grupları Ermenistan'a karşı çarpışmak üzere göndermekle" suçluyor. "Söylentilere göre" diye de laf kıvırıyor.
Bunu Kılıçdaroğlu bile söylemiyor.
O zaman da Ünal Çeviköz'ün o kaşarlı şellafe Kim Kardashian'dan ne farkı kalıyor?
HDP de aynı görüştedir.
Kimin neye oynadığı, kimin kimin yanında olduğu, ayrılıkçı Kürtler'le kimin işbirliği içinde olduğu bellidir.
Bu yaptığının, Can Dündar'ın attığı kamıştan ne farkı vardır?"
***
ABD Başkan Adayı Biden'ın Türkiye hakkındaki sözlerine atıfta bulunan Ardıç, yazısını şöyle tamamladı:
"Eğer Joe Biden iki ay sonra seçimi kazanırsa...
Ve eğer Biden, Erdoğan yönetimini "bir şekilde" devirip Türkiye'de Amerikan güdümünde bir karma hükümet kurdurabilirse...
Ünal Çeviköz o yamalı bohça hükümetinin dışişleri bakanı olacaktır.
Eh, bakanlıkta vereceği resepsiyona elbette beni çağırmaz.
Evvelce Londra'da yaptığı gibi şu bizim "Sevr tutkunu" profesör arkadaşı çağırır, birlikte beni bir güzel çekiştirirler.
Aman, astırmasın da ben razıyım."