Cemal Kalyoncu: Türkiye’nin Cüzdanını İzmir’de Üretiyoruz

21 Ağu 2026 - 20:45 YAYINLANMA
21 Ağu 2026 - 21:40 GÜNCELLEME
Cemal Kalyoncu: Türkiye’nin Cüzdanını İzmir’de Üretiyoruz

Türkiye'nin Cüzdanı İzmir'e Emanet

Elite Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, deri ürünleri sektöründe 1998 yılında başlayan ve üretimden ihracata uzanan yolculuğunu anlattı. Kalyoncu, telefon kılıfından cüzdana, çantadan yeni nesil tasarımlara kadar genişleyen üretim yapısında kaliteyi temel aldıklarını belirterek, Türkiye'de cüzdan üretiminde iddialı bir noktaya ulaştıklarını söyledi. Kalyoncu, artan talep nedeniyle üretime odaklandıklarını, Irak'ta başlayan dış pazar çalışmalarını Avrupa ve Amerika'ya taşımayı hedeflediklerini ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN EN KALİTELİ

CÜZDANLARI İZMİR’DE ÜRETİLİYOR”

1998 yılında deri ürünleriyle tanışan, uzun süre fason üretimle ilerleyen ve 2013 yılında üretimini kendi fabrikasına taşıyan Kalyoncu, bugün telefon kılıflarından cüzdanlara ve çantalara kadar geniş bir ürün yelpazesinde faaliyet gösteriyor.

Elite Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, deri ürünleri sektöründe ulaştıkları noktayı değerlendirirken, özellikle cüzdan üretiminde Türkiye pazarında güçlü bir konuma sahip olduklarını belirtti.

Kalyoncu, başta telefon kılıfları ve cüzdanlar olmak üzere deri ve deri ürünleri alanında faaliyet gösteriyor. İşletmenin üretim operasyonlarının Türkiye pazarında önemli bir paya ulaştığını belirten Kalyoncu, cüzdan üretiminde kendi işletmelerinin rakipsiz bir konumda olduğunu savundu.

Kalyoncu, Türkiye’nin en kaliteli ve kullanışlı cüzdanlarının İzmir’de üretildiğini ifade ederek, deri ürünlerine yönelik tüketici ilgisinin de yeniden yükseldiğine dikkat çekti.

Daha önce sektörde talep azlığı yaşandığını belirten Kalyoncu, bugün ise tüketicinin sentetik ürünlerden ziyade gerçek deriye yöneldiğini ve bunun sektörde yeni bir hareketlilik oluşturduğunu söyledi. Kalyoncu, mevcut siparişlerin üretim kapasitesini zorlayacak seviyeye ulaştığını ve bu nedenle çalışmalarının merkezine tamamen üretimi koyduklarını dile getirdi.

UZUN YILLLARA DAYANAN ÜRETİM

VE GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ

Kalyoncu’nun sektördeki yolculuğu yalnızca bugünkü üretim kapasitesinden ibaret değil. Başarı hikâyesinin temelinde uzun yıllara yayılan bir üretim ve girişimcilik mücadelesi bulunuyor.

1998 yılında deri ürünleriyle tanıştığını anlatan Kalyoncu, ilk olarak Almanya pazarına çalışmaya başladığını, daha sonra sentetik ürünlere yöneldiğini, ardından yeniden deri ürünlerine döndüğünü belirtti.

İşletmenin ilk dönemlerinde fason üretim yöntemini kullandığını ifade eden Kalyoncu, şirketin kuruluşundan 2013 yılına kadar üretimin dışarıdaki fason üreticiler aracılığıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Kalyoncu, stok maliyetlerinin işletme açısından risk oluşturması nedeniyle 2013 yılında önemli bir karar alarak üretimi tamamen kendi fabrikasına taşıdığını kaydederek, “Bu karar, şirketin üretim sürecinde dışa bağımlılığını azaltırken, kalite kontrolünden ürün geliştirmeye kadar birçok aşamanın doğrudan işletmenin kontrolüne geçmesini sağladı” diye konuştu.

550 MODEL TELEFON KILIFI ÜRETİYOR

Elite’in üretim yolculuğunun önemli aşamalarından birini telefon kılıfları oluşturuyor. Kalyoncu, işletmenin başlangıçta telefon kılıfları üzerinden pazarda kendisine yer edindiğini ve bugün yaklaşık 550 farklı modelde telefon kılıfı ürettiklerini belirtti.

Cüzdan üretiminde ise ürün çeşitliliğinin sınırlarına ulaştıklarını ifade eden Kalyoncu, sektörde adeta “yapılacak model kalmadı” noktasına geldiklerini söyledi.

Şirketin ürün gamına son dönemde çantanın da eklendiğini belirten Kalyoncu, böylece üretim yelpazesini genişlettiklerini dile getirdi.

Yaklaşık 75-80 kişilik istihdam yapısına sahip olduklarını belirten Kalyoncu, üretimde son sistem dijital CNC teknolojisinden yararlandıklarını söyledi. Kalyoncu, Türkiye’nin deri sektöründeki üretim gücüne dikkat çekerken rekabetçi bir yapı oluşturduklarını, gelinen noktada İtalya ile birlikte Türkiye’nin de dünya deri üretiminde önemli konuma ulaştığını açıkladı.

“YA EN İYİSİ YA HİÇ”: İZMİR’DEN DÜNYAYA DERİ ÜRÜNLERİ

Kalyoncu’nun üretim anlayışının merkezinde ise tek bir slogan bulunuyor: “Ya en iyisi ya hiç.”

Bu anlayışın şirketin bugünkü başarısının temel taşlarından biri olduğunu belirten Kalyoncu, ucuz ürün üretmek adına kaliteden taviz verilmesine karşı olduklarını söyledi.

Kalyoncu’ya göre kaliteli üretimin temelinde doğru malzeme seçimi, üretim sürecinin her aşamasında titizlik ve mükemmele ulaşma çabası bulunuyor.

Ürünün yalnızca uygun fiyatlı olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Kalyoncu, yüksek kaliteli malzeme kullanılması ve üretimde mümkün olan en yüksek standardın hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın sonucunda ortaya çıkan ürünlerin pazarda talep gördüğünü belirten Kalyoncu, ürünlerinin kolay taklit edilemeyen bir niteliğe kavuştuğunu söyledi.

ZORLU GÜNLERDEN ÜRETİM LİDERLİĞİNE

Kalyoncu’nun bugün ulaştığı noktada, yıllar önce yaşadığı zorlu çalışma koşullarının önemli bir yeri bulunuyor.

İşletmesini kurduğu dönemde kartonların üzerinde uyuyarak geceleri çalıştığını anlatan Kalyoncu, penceresi olmayan ve “sauna” olarak nitelendirdiği bir ortamda üretim yaptığını ifade etti.

Her sabah 30-40 kişinin karşısında iş bulunması için hazırlık yaptığını belirten Kalyoncu, eşiyle birlikte zaman kaybetmemek amacıyla işyerinde kaldıkları dönemlerin olduğunu söyledi.

İşyerinde kalıplarını sererek uyuduklarını anlatan Kalyoncu, o günlerin zorluğuna rağmen başarma isteğinin kendisini ayakta tuttuğunu dile getirdi.

Kalyoncu, başlangıç döneminde önemli bedeller ödediğini ancak yaşadığı bütün bu deneyimlerin kendisini bugünkü başarıya taşıyan sürecin önemli parçaları olduğunu ifade etti.

“ÜRETİM KADAR TANITIM VE PAZARLAMA DA ÖNEMLİ”

Kalyoncu’ya göre kaliteli ürün üretmek kadar, üretilen ürünü doğru tanıtım ve pazarlamak da başarının vazgeçilmez unsurlarından biri. “Reklam vermesen sana kimse selam bile vermiyor” sözleriyle pazarlamanın önemini vurgulayan Kalyoncu, özellikle dijital dünyanın sunduğu imkânların doğru kullanılmasının işletmeler açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Ürünlerinin sosyal medya platformlarında yüksek takdir gördüğünü belirten Kalyoncu, ancak dijital platformlarda ürünlerle ilgili ayrıntılı bilgi taleplerinin artması üzerine sosyal medya uzmanları ve influencer’larla çalışmaya başladıklarını ifade etti.

Kalyoncu, teknoloji ile sanatın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, teknolojiyi doğru kullanan ülkelerin küresel ölçekte daha güçlü konumlara ulaştığını belirtti.

IRAK’TAN AVRUPA VE AMERİKA’YA UZANAN HEDEF

Elite’in büyüme hedeflerinin yalnızca Türkiye pazarıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Kalyoncu, uluslararası pazarlara yönelik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.

İlk adımı Irak pazarında attıklarını belirten Kalyoncu, burada gerçekleştirilen ilk deneme siparişinin ardından siparişlerin katlanarak arttığını ifade etti. Bu gelişmenin kendileri açısından önemli bir referans oluşturduğunu belirten Kalyoncu, sıradaki hedeflerinin Avrupa ve Amerika pazarlarını daha güçlü biçimde değerlendirmek olduğunu söyledi.

Kalyoncu, Türkiye'de oluşturdukları üretim ve iş modelinin yurt dışında da karşılık bulacağına inandığını dile getirdi.

ÜRETİMİN GELECEĞİNDE AR-GE VE YAPAY ZEKÂ VAR

Kalyoncu’nun gelecek vizyonunun bir diğer önemli ayağını ise araştırma-geliştirme ve inovasyon oluşturuyor. İşletmenin yalnızca ticari faaliyet yürüten bir yapı olmadığını belirten Kalyoncu, yeni ürünler geliştirmeye ve mevcut ürünleri iyileştirmeye özel önem verdiklerini söyledi.

Aklına takılan bir ürün geliştirme fikrini hayata geçirmek için akşam saatlerinde dahi işyerine gittiğini anlatan Kalyoncu, her ürünün üzerinde düşünülmesi gerektiğini ve üretimin hiçbir zaman rutin bir sürece dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

Şirketin tasarım süreçlerinde yapay zekâ teknolojisinden de yararlandığını belirten Kalyoncu, teknolojik gelişmeleri üretim anlayışlarına entegre ederek tasarımlarını bu doğrultuda şekillendirdiklerini söyledi.

İZMİR’DEN DÜNYAYA AÇILAN ÜRETİM MODELİ

Elite Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu bir işletmenin yalnızca ürün üretmekle değil; kalite, teknoloji, pazarlama, Ar-Ge ve uluslararasılaşma başlıklarını aynı üretim anlayışında buluşturmasıyla büyüyebileceğinin altını çiziyor.

Kalyoncu’nun hedefi ise mevcut üretim gücünü daha ileri taşımak. Bunun yolu ise onun ifadeleriyle kalite standardından taviz vermeden üretmek, teknolojiyi yakından takip etmek, pazarlama gücünü artırmak ve Türkiye’de geliştirilen deri ürünlerini uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirmekten geçiyor. Kalyoncu’nun “Ya en iyisi ya hiç” anlayışı, şirketin bugününü tanımlarken, Avrupa ve Amerika pazarlarına yönelik hedefleri de Elite’in gelecek vizyonunun temelini oluşturuyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: