'Boykot Karavanı' ile Filistin için başlatılan boykot nöbeti 11. gününde devam ediyor
Ankara'nın Keçiören ilçesinde Dutluk Metro İstasyonu önünde "Boykot Karavanı" ve "Boykot Bilinç Noktası" oluşturuldu. 11 gündür devam eden nöbette, boykot bilincinin artırılması ve Filistin'e yönelik dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Filistin'e yönelik saldırılara ve işgale karşı boykot bilincini artırmak amacıyla Ankara'nın Keçiören ilçesinde başlatılan "Boykot Karavanı" ve "Boykot Bilinç Noktası" çalışması 11'inci gününde devam ediyor.
Dutluk Metro İstasyonu önünde her akşam 19.00-21.00 saatleri arasında gerçekleştirilen boykot nöbetinde, interaktif etkinliklerle vatandaşların boykot konusunda bilinçlendirilmesi ve Filistin'le dayanışmanın güçlendirilmesi hedefleniyor.
Burada toplanan vatandaşlara hitap eden Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Hanefi Sinan, yapılan çalışmanın önemine vurgu yaptı.
"Burada yapılan çalışma gerçekten çok kıymetli"
Sinan, "Değerli kardeşler, zaman zaman şeytanın ve nefsin ya da şeytanlaşmış insanların birtakım fısıltıları olur. Gelip kulaklarınıza şöyle fısıldarlar: 'Ya bunun da ne önemi var, burada birkaç kişi, burada sıradan bir kalabalık...' tarzında ifadeler kullanırlar. Sakın ha, sakın ha bunlara kulak asmayın! Çok kıymetli, kendi merkezinden binlerce, on binlerce kilometre uzakta etkisini ortaya koyacak bir çalışmanın küçük bir parçası diyebiliriz. O vesileyle, kıymetli kardeşlerim, burada yapılan çalışma gerçekten çok kıymetli. Lokasyon olarak çok güzel bir nokta seçilmiş ve bu çalışma öncelikle Keçiörenlilerin, daha sonra Ankaralıların, daha sonra Türkiye ve ötesinin evlerine kadar sirayet edecek inşallah.
Bunu nereden biliyoruz? Bunu şuradan biliyoruz: Bakın, 3 yıl önce bir Aksa Tufanı gerçekleşti. Aksa Tufanı ortaya konulduğunda insanlardan bir bölümü 'Bu küçük çalışmanın, bu küçük direnişin etkileri ne olabilir ki?' demişti. Ama aradan 3 yıl geçti, şuna emin olun ki bugünkü dünya 3 yıl önceki dünyadan çok daha farklı bir dünyadayız artık. 3 yıl önceki dünyadan çok farklıyız, evet. Çok farklı bir dünyadayız artık. 3 yıl önce siyonizmin psikolojik, sosyolojik, ekonomik baskıları altında adeta sükût eden dünya bugün kabuğunu kırdı ve artık siyonizme Batı'dan, Avrupa'dan, Amerika'dan, Kanada'dan, Avustralya'dan itirazlar ve direnişler gelmeye başladı." dedi.
"Bugün Türkiye'de farklı ideolojik yapılardaki kurum ve kuruluşlar anti-siyonist olduklarını herkese haykırıyor"
Aksa Tufanı ile dünyanın birçok yeri çok değiştiğine değinen Sinan, "Bugün Türkiye'de yüzde 90'ın üzerinde anti-siyonist bir duruş varsa 7 Ekim Aksa Tufanı'nın en önemli çıktılarından biridir. Bugün Türkiye'de farklı ideolojik yapılardaki kurum ve kuruluşlar, zihniyetler anti-siyonist olduklarını herkese haykırıyor ve bundan da rahatsızlık duymuyor. İşte bu bereket, 40 kilometre mesafedeki eni 10 kilometre olan küçük bir kara parçasının içerisinde sadece Allah'a iman etmiş, O'na güvenmiş küçük bir topluluğun yeryüzünün en büyük zalimine karşı besmele çekip direnişe başladığı zaman diliminde başladı, bugün dünya farklı bir dünyaya doğru evrildi.
Şuna emin olun, 2027'de dünya daha farklı bir dünyayla, daha farklı bir konjonktürle yüzleşecek. Yeryüzü sırtındaki siyonizm kamburunu atacak ve özgürlüğün en önemli mecrasına doğru akacak. O yüzden yaptığınız çalışma çok kıymetli, çok değerli. Sizleri hassen tebrik ediyorum, hepinize teşekkür ediyorum. Katkı sağlayanlardan Allah razı olsun. Cenab-ı Hak bu çalışmamızı elde ettiğimiz hayırlı neticeleri ahirete taalluk ettirsin." ifadelerine yer verdi.
"11 gün önce Allah'ın izniyle bu bölgede boykot nöbeti başlatmış bulunmaktayız"
Yapılan yelem ile ilgili İLKHA muhabirine konuşan Sumud Filosu Aktivitelerinden Agah Çetin, "Biz buradaki arkadaşlarımız yaklaşık 20 kişilik bir Sumud ve konvoyları düzenleyen ekibiz. Yani Sumud 1 operasyonu, Sumud 2 operasyonu ve ardından da Filistin konvoy organizasyonunda bulunmuş olan ekibiz, ekipteniz. Biz bir yıldır böyle bir boykot eylemi düzenleme çalışması içerisindeydik ama maalesef fırsat bulamadık. Konvoya da Filistin konvoyuna da boykot karavanımızla birlikte katıldık. Oradaki amacımız şuydu: Biz bu, bu karavanı Filistin'deki Batı Şeria'daki evsiz kalmış bir aileye hediye edip orada bir yaşam alanı sağlayıp tekrar Türkiye'ye dönmeyi planlıyorduk.
Malumunuz Irak Kürt Bölgesi sınırında bekletildiğimiz ve geçişimize de izin verilmedikten sonra geri dönmek durumunda kaldık. Biz de bu karavanı hangi faaliyetlerde kullanabiliriz diye istişaresini yaparken böyle bir organizasyon aklımıza geldi. 11 gün önce Allah'ın izniyle bu bölgede, Keçiören Dutluk Metro İstasyonu önünde Burger King, Migros ve Bosch boykot ürünlerinin bulunduğu bu ortak noktada boykot nöbeti başlatmış bulunmaktayız. Bunun bir sınırı yok. Yani ya bu firmalar kapanacak ya da biz burada bekleyeceğiz. Yıllarca da olsa bekleyeceğiz." şeklinde belirtti.
"Boykotun önemini maalesef ki bizim toplumumuz ciddi manada kavrayabilmiş durumda değil"
Konuşmasının devamında Çetin, şunları aktardı: "Boykotun önemini maalesef ki bizim toplumumuz ciddi manada kavrayabilmiş durumda değil. Boykotun ne işe yaradığını aslında bakarsanız çok fazla bilmiyorlar da. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber Savaşı'nda Yahudiler Hayber Kalesi'ne sığındıklarında kapıları kapattılar. Malumunuz ki Hayber Kalesi normalden daha yüksek bir pozisyonda bulunan bir kale. Kapıları kapattıktan sonra sahabe efendilerimizle birlikte günlerce kapısında aç ve susuz beklemek durumunda kaldılar.
Sahabeler bitkin duruma düştüklerinde Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi ki: 'Kesin onların hurma ağaçlarını.' Yani onların mallarını. Hurma ağaçlarını kesmeye başladıklarında Yahudiler kafalarını çıkartmak durumunda kaldılar. Yani kapılarını tekrardan çıkartmak durumunda kaldılar. Yani bugüne baktığımız zaman da geçenlerde Ruhi Çenet'in çekmiş olduğu videoda Yahudilerde Kur'an-ı Kerim'in vermiş olduğu örneklerden herhangi bir şekilde değişiklik göremiyoruz. Yani Yahudilerde değişen hiçbir şey yok. Boykot bilinci budur."
"Bizim elimizdeki halk olarak hesaptan çekileceğimiz olan en büyük silah boykottur"
Son olarak boykotun önemine değinen Çetin, "Biz onların bugünkü hurma ağaçları olan Burger King gibi, McDonald's gibi, Bosch gibi ürünlerini boykot ederek aslında onlara verebileceğimiz en büyük zararı veriyoruz. Ve elimizde de maalesef ki başka bir silahımız bulunmuyor. Biz bugün kapıları açıp da onlarla cihatta bulunacak bir durum, pozisyonda değiliz. Maalesef ki yöneticilerimiz bunlara izin verir pozisyonda değiller. Gününü bekliyorlardır vesaire, bunu bilemeyiz. Ama bizim elimizdeki halk olarak hesaptan çekileceğimiz olan en büyük silah boykottur ve boykotun aslında israile vermiş olduğu bir zarardan, yani onlara bu boykotun önemi onlara vereceği zarardan ziyade bizim nefsimize ve yarın öbür gün ahirette Allah'a vereceğimiz hesaba, hesap için önemli olan bir şeydir.
Yani biz hesaba çekileceğimiz husus kendimiz ne yaptığımızla alakalıdır. Allah bize yarın öbür gün 'Benim kullarım orada zulüm görürken, o bebekler orada zulüm görürken sen ne yaptın?' dediği zaman 'Ya Rabbi benim elimden bu geldi, ben bu gibi firmaları boykot ettim. Burada soğukta bayrak salladım, bekledim ve Müslümanlara da boykotun bilincini aşılamaya çalıştım.' diyebileceğim. Bu benim kendimle alakalı olan, vereceğim hesapla alakalı olan bir durumdur. Yani Müslümanların bu boykotu ve boykot nöbetlerini Allah'a ahirette verecekleri bir hesap olarak hazırlamaları gerekiyor." dedi.