Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol'dan Mobbing Tepkisi

06 May 2026 - 22:21 YAYINLANMA
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol'dan Mobbing Tepkisi

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet DOĞRUYOL, İzmir Beydağ Devlet Hastanesinde personele yapılan mobbing, baskı ve tehditlere tepki gösterdi.

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet DOĞRUYOL, konuya ilişkin yaptığı açıklama da şu görüşlere yer verdi:

"Düşünün görevi bir avuç içi kadar küçücük bir hastanenin müdürlükle ilgili iş ve işlemlerini yürütmek olan, bir hastane müdürü olan U.G. kendi yapması gereken asli işlerini bırakıp, duyumlarımıza göre bir personelin kaç kez tuvalete gittiğini, tuvalette ne kadar kaldığını, kaç sefer çay kahve içtiğini takip ettirmeye çalışan, yaşanan bir aksaklıkta aynı anda dört kişinin görev yaptığı bir ortamda 5 ay sonra sadece bir kişiyi sorumlu tutarak inceleme başlatan, hastanedeki personeli şiddet uygulamak için hamlede bulunan, hastane içerisinde bir başka personel için, yüksek sesle cevap verdi diye tutanak tutturan, ve en önemlisi de, hastalardan alınan kanların rutin olarak her gün Ödemiş Devlet Hastanesine gitmesine rağmen, tek amacının personele zorda bırakmak düşüncesiyle kendi imzasının da olduğu kendi tutuğu tutanakta kendini deşifre eden bir hastane müdürü düşünün.
Çalışan bazı personellere sendika sayesinde müdür olduğunu anlatan, yine bizim sendika temsilcimize hitaben; “bu bölgede bana külhan beylik yapamazsın, bunun bir de dışarısı var” diyerek tehdit eden, temsilcimizin dini görüşünün ne olduğunu bildiğini söylen, bir müdür
Yine kalp hastası olup, stent takılan personelin aldığı kısa süreli raporu hakem hastaneye göndererek, personeli eziyet eden, personel hakkında sürekli asılsız tutanak tutan, laboratuvar sorumlusu olan sendika temsilcimizin, laboratuardaki eksiklik ve aksaklıklarla ilgili verdiği onlarca dilekçeye cevap vermeyen dönüş yapmayandan yönetici olmaz.

Tekrar ediyoruz;
Görevi bir hastanenin müdürlükle ilgili iş ve işlemlerini yürütmek olan, ancak asli görevini unutup, duyumlarımıza göre bir personelin gittiği tuvalet sayısıyla, içtiği çay ile uğraşan, yaşanan bir aksaklıkta dört kişinin bulunduğu ortamda sadece bir kişiyi 5 ay sonra sorumlu tutan, personeli şiddet uygulamak için hamlede bulunan, hastane içerisinde bir başka personel için, yüksek sesle cevap verdi diye tutanak tutturan, ve en önemlisi de, hastalardan alınan kanların rutin olarak her gün Ödemiş Devlet Hastanesine gitmesine rağmen, tek amacının personele zorda koymak düşüncesiyle kendi imzasının da olduğu kendi tutuğu tutanakta Lab sorumlusu M Ali Ersenin kanların gitmesi konusunda saat:10:30 11:00 gibi şoförü uyardığı, şoförün hastane müdürüne gittiği, hastane müdürünün buranın müdürü kim gibi cevap verdiği, ardından Watsap konuşmaları geçtiği, gitmeyen kanlarla ilgili Murat Ali Ersan’ın kanları taşıma kutusuyla tekrar müdüre götürmesine rağmen kendi imzası olan tutanakta her şeye itiraf etmesine rağmen temsilcimizin hasta mağduriyeti oluşturduğunu ifade etmesi, kendi tuttuğu tutanakta kendi kendine ele vermiştir.

Şimdi soruyoruz?
Liyakatten uzak, canı sıkıldıkça eften püften sebeplerle tutanak tutan, personellerinin hakkını korumayan tam aksine personeli Kumpas kuran bir kişi nasıl idareci olabilir? Ortalıkta hükümetin yanında ki sarı sendikayı kastederek beni sendika getirdi diyerek TCK’nın 118. Maddesine aykırı hareket eden, personeli zorda bırakmak adına hastaların kanının tahlile gitmesini engellemeye çalışarak vatandaşın sağlığıyla bel ki de canıyla oynayan bir kişi bırakın müdür olmayı devleti temsilen memur olarak bile çalışamaz.
Biz Devleti temsil eden memurlar olarak oyun oynamıyoruz. Atalarımızdan, önderimiz, liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bizlere miras kalan bu devlet, bu millet, hiçbir siyasi partinin, kendini bilmez hiçbir idarecinin babasının çiftliği değildir."

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: