Bir psikologdan tavsiyeler: Katı diyetler yerine bu altı alışkanlığı benimseyin
İster yeni yıl, ister tatil öncesi veya sonrası olsun sağlığımızı iyileştirmeye karar verdiğimizde genellikle beslenmemizi değiştirmeyi, kilo vermeyi ve daha fazla egzersiz yapmayı önceliklendiririz.
Ancak ilk birkaç gün içinde ne kadar motive olursak olalım bu nadiren uzun süreli olur. Motivasyonumuzu kaybederiz, sürdürülemeyeceği belli rejim programımızı bırakırız ve sonunda daha da kötü hissederiz.
Bu sefer farklı bir yöntem denemeyi öneriyorum.
Sıkı diyetler yerine, sağlığınızı, ruh halinizi ve yaşam kalitenizi uzun vadede destekleyecek daha sürdürülebilir, anlamlı değişimler deneyin.
1. Kendinize şefkat gösterin
Giyinirken veya aynaya bakarken kendinizle konuşma şeklinize dikkat edin.
Kendinize nazik davranıyor musunuz? Yoksa “Görünüşümden nefret ediyorum. Başarısız biriyim. Neden kendimi toplayamıyorum?” gibi şeyler mi düşünüyorsunuz?
Kendinize bir arkadaşınızla aynı şekilde konuşup konuşmayacağınızı sorun. Konuşmayacaksanız, neden kendinizle bu şekilde konuşuyorsunuz?
Kendine zorbalık yapmak, değişimi hem tatsız hem de sürdürülemez hale getirir.
Çoğu zaman Püriten bir zihniyete kayarız; kaçamak dönemlerini acımasız detokslarla, sert diyetlerle ya da aşırı antrenmanlarla telafi etmeye çalışırız.
Evet, uç bir plan hızlı sonuçlar verebilir, ama onu sürdürmek fazlasıyla zordur.
Kendinizi cezalandırmak ilerlemenize yardımcı olmaz. Bedeninize saygı göstererek ve kendinize şefkatle yaklaşarak başlayın.
2. Sabırlı olun
Uzun sürelerde geliştirdiğimiz alışkanlıklarımızı kısa ve sert bir şokla düzeltebilmeyi umarız. Bu yüzden kalorileri keser, yoğun bir programa kaydolur ve hızlı sonuçlar bekleriz.
Ancak buraya aşama aşama geldik; birkaç yıl boyunca günde fazladan 100 kalori almanın yol açtığı fazla kiloyu düşünün. Bu nedenle en iyi çözüm de aşamalıdır.
Küçük değişimler bir araya gelince büyük sonuçlar doğurur. Hem de iradenizi zorlamaz, keyfinizi kaçırmaz ve alışkanlık hale gelmesi daha olasıdır.
Sürdürülebilirlik, yoğunluktan daha önemlidir. Kendinize zaman tanıyın – bedeniniz teslim tarihi olan bir proje değildir.
3. Meraklı olun
Kilonuzdan ve beslenme düzeninizden memnun değilseniz, beklentilerinizin gerçeklikle örtüşüp örtüşmediğini düşünün. Kendinize karşı makul mü davranıyorsunuz?
Sosyal medyanız, sağlığı ya da insanların farklılıklarını dikkate almayan vücut trendleriyle dolup taşmış olabilir mi?
Belki de yeni bir kurala değil, bakış açınızı değiştirmeye ihtiyacınız vardır. Daha az özeleştiri, daha fazla merak.
Kendinize sorun: Kendimden memnun olmamamın nedeni ne? Bazen ihtiyaç duyduğumuz şey bu psikolojik değişimdir.
4. Yolculuğun tadını çıkarmanın yollarını bulun
Motivasyon değişimin sürdürülebilirliğini sağlar; zevk almak motivasyonu besler. Bir değişiklik hayatınızı daha zor ve sıkıcı hale getiriyorsa, bunu sürdüremezsiniz.
Gerçekten hoşunuza giden beslenme değişiklikleri yapın – yeni yiyecekler ya da basit tarifler deneyin.
Bir arkadaşınızla yemek pişirin. Gözünüzü korkutan bir spor programını uygulamak yerine gerçekten keyif aldığınız bir faaliyette bulunun.
Bir hedefiniz olabilir, ancak amacınıza ulaşmak için önünüzde uzun bir yol olabilir. Yolu çekilmez hale getirmeyin. Süreç tatmin ediciyse, onu sürdürürsünüz ve bu da hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olur.
5. Kendinizi besleyin
Gıdaları hızla "iyi" ya da "kötü" olarak etiketleme eğilimindeyiz. Bunun yerine, hafızanızı ve ruh sağlığınızı destekleyen organ olan beyninizi hangi besinlerin destekleyebileceğini düşünün.
Beyni koruyan besinler genellikle kalbi ve genel iyilik halini de destekler.
Gıdaların besleyici özelliklerine odaklandığınızda, "Neden vazgeçmeliyim?" diye değil, "Ne ekleyebilirim?" diye düşünmeye başlarsınız.
Besleyici içerikler eklemeyi genel yaklaşımınız haline getirin. Temel ihtiyaçlarınızı karşılayın, beyninizi ve bedeninizi besleyin – ve evet, tatlıyı hâlâ yiyebilirsiniz.
Keyif, sağlıklı bir yaşamın parçasıdır.
6. Küçük değişimlere odaklanın
Şu anki beslenme düzenimden memnunum – çoğunlukla işlenmemiş, evde sıfırdan pişirilmiş şeyler yiyorum ama bu 12 haftalık hızlandırılmış bir programla olmadı.
Yıllarca yapılan minicik iyileştirmelerle oldu; beyaz ekmekten kepeğe, işlenmiş lapadan yulafa geçmek, ardından tahıllar eklemek gibi. Her bir değişiklik, sürekli hale getirilebilecek kadar küçüktü.
Bir ya da iki değişiklik seçin ve yenilerini eklemeden önce bunların hayatınızın parçası haline gelmesine izin verin. Bu ufak alışkanlıklar büyük adımlar gibi görünmezler ama kalıcıdırlar.
Tüm beslenme düzeninizi bir gecede ters yüz etmekten kaçının. Yoksunluk, kırgınlık yaratır. Kırgınlık ise isyan. "Bunu yiyemem" demek yerine, "Bunu ekliyorum" demeyi deneyin.
Bu yıl bir farklılık yaratmak istiyorsanız, yaklaşımınızı değiştirin. Şefkatli, sabırlı ve gerçekçi olun. Cezalandırma yerine zevk almayı seçin. Kısıtlama yerine beslemeyi düşünün. Gerçek yaşamınıza uyan küçük değişiklikler inşa edin.
İlerleme kaydetmek için kısıtlayıcı bir diyet planına ihtiyacınız yok. Hayatınızın parçası haline getirebileceğiniz bir sürece ihtiyacınız var – bedeninize saygı duyan, zihninizi koruyan ve keyfe yer bırakan bir sürece. Bu yıl kendinize nazik davrandığınız ve küçük değişikliklerin büyük sonuçlar getireceğine güvendiğiniz yıl olsun.