Avrupa genelinde öfke ve protesto dalgaları büyüyor

Avrupa'nın farklı ülkelerinde düzenlenen protesto, gösteri ve grevler; hayat pahalılığı, düşük ücretler, barınma krizi, kamu hizmetlerindeki sorunlar ve demokratik haklara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

25 Eki 2026 - 17:50 YAYINLANMA
Avrupa genelinde öfke ve protesto dalgaları büyüyor

Fransa, İtalya, İspanya, Belçika ve Portekiz'de farklı toplumsal kesimlerin katıldığı eylemler, Avrupa yönetimlerinin ekonomi ve sosyal politikalarına yönelik eleştirileri artırırken hükümetlerin toplumsal taleplere ne ölçüde yanıt verebildiğini de tartışmaya açtı.

Fransa'da 410 bin kişi sokağa çıktı

Reuters'ın 25 Ekim tarihli haberine göre Fransa'da 24 Ekim'de düzenlenen ülke çapındaki gösterilere, İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre yaklaşık 410 bin kişi katıldı. Öğrenciler, işçiler, öğretmenler ve itfaiyecilerin de yer aldığı eylemlerde ücretler, yaşam maliyetleri ve kamu hizmetleri öne çıktı. Sendikalar ve protesto grupları 31 Ekim için yeni gösteriler, 5 Kasım için ise ülke çapında grev çağrısı yaptı. Reuters'ın aktardığı verilere göre önceki hafta yaşanan olaylarda bin 314 kişi gözaltına alındı, yaklaşık 50 polis yaralandı. Gösterilerdeki gerilim, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin ekonomik ve siyasi sorunlara yönelik çözüm kapasitesini yeniden tartışmaya açtı.

İtalya'da ücretler ve kamu harcamaları tepki çekiyor

Le Monde'un 20 Ekim tarihli haberine göre İtalya'nın başkenti Roma'da sendikaların katılımıyla düzenlenen gösteride yaklaşık 100 bin kişi bir araya geldi. CGIL sendikası, talepler karşılanmadığı takdirde 20 Kasım'da genel grev düzenlenmesi çağrısında bulundu. Eğitim, sağlık, ücretler ve yaşam maliyetlerinin yanı sıra kamu kaynaklarının dağılımı da protestoların gündeminde yer aldı. Milano, Torino ve Bologna gibi kentlerde yaşanan gösterilerde çatışmalar ve gözaltılar da bildirildi. Başbakan Giorgia Meloni hükümeti, kamu düzeninin korunması ile toplumsal taleplere yanıt verilmesi arasında siyasi baskıyla karşı karşıya bulunuyor.

İspanya'da barınma krizi gençleri sokağa çıkarıyor

İspanya'da konut ve kira fiyatlarındaki artış, özellikle gençler ve düşük gelirli çalışanların tepkisini çekiyor. Le Monde'un 20 Ekim tarihli haberine göre Madrid'deki Puerta del Sol meydanında 26 Eylül'den bu yana sürdürülen çadır eylemlerinde protestocular, kiracıların korunmasını ve konuta erişimin kolaylaştırılmasını talep ediyor. Öğretmenlerin ücret artışı ve sınıflardaki öğrenci yoğunluğunun azaltılması amacıyla düzenlediği grevler de kamu hizmetlerine ilişkin memnuniyetsizliği ortaya koyuyor. Ekonomik büyüme ve istihdam göstergelerinin, uygun fiyatlı konuta erişim sorununu tek başına çözmeye yetmemesi hükümetin sosyal politikalarına yönelik eleştirileri artırıyor.

Belçika ve Portekiz'de geçim sıkıntısı gündemde

Belçika'da Brüksel ve Liège'de düzenlenen gösterilerde hayat pahalılığına yönelik tepkiler öne çıkarken öğrenciler eğitim masrafları ve okul koşullarına ilişkin taleplerini dile getirdi. Portekiz'de sendikalar ve barınma hakkı savunucuları daha yüksek ücretler, daha iyi emeklilik koşulları, nitelikli kamu hizmetleri ve konut maliyetlerini düşürecek önlemler istedi. Farklı siyasi ve ekonomik koşullara sahip ülkelerde benzer taleplerin yükselmesi, Avrupa genelinde geçim koşulları ve sosyal politikalar konusunda ortak bir hoşnutsuzluk bulunduğuna işaret ediyor.

AB'de gıda fiyatları beş yılda yüzde 34 arttı

Euronews Business'ın Eurostat verileri üzerinden yaptığı analize göre Avrupa Birliği genelinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları, Ağustos 2021-Ağustos 2026 döneminde toplam yüzde 34 arttı. Aynı analizde, gıda fiyatları ile brüt aylık asgari ücret karşılaştırıldığında asgari ücretin satın alabildiği gıda miktarının Malta'da yüzde 6, İspanya'da yüzde 5 ve Fransa'da yüzde 4 gerilediği belirtildi. Bu hesaplama kira, vergiler ve diğer hane giderlerini kapsamıyor. Veriler, enflasyonun yavaşlamasının geçmiş yıllardaki fiyat artışlarını ortadan kaldırmadığını ve düşük gelirli kesimlerin satın alma gücünün üzerindeki baskının sürebildiğini gösteriyor.

Protesto hakkı ve polis müdahaleleri tartışılıyor

European Civic Forum tarafından yayımlanan Civic Space Report 2026, aralarında Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, Fransa, İtalya, Hollanda, Portekiz, Sırbistan, İspanya ve Birleşik Krallık'ın bulunduğu ülkelerde barışçıl toplanma özgürlüğü, polis müdahaleleri, gözaltılar ve sivil toplum üzerindeki baskılara ilişkin kaygıları ele aldı. Raporda, 2025 yılında bazı ülkelerde barışçıl toplanma hakkını daraltan düzenlemelerin gündeme geldiği veya kabul edildiği belirtildi. Bulgular, bütün polis müdahalelerinin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmese de Avrupa'da kamu düzeninin korunması ile demokratik gösteri hakkının güvence altına alınması arasındaki dengenin önemini ortaya koyuyor.

Avrupa yönetimlerine yönelik eleştiriler artıyor

Avrupa'daki protestolar, hükümetlerin ekonomik istikrar ve refah söylemleri ile vatandaşların gündelik yaşam deneyimleri arasındaki çelişkiyi görünür kılıyor. Gıda, kira, enerji ve ulaşım giderlerinin hane bütçeleri üzerindeki baskısı; ücretler, eğitim, sağlık ve sosyal desteklere ilişkin taleplerle birleşiyor. Fransa'da yeni gösteri ve grev çağrıları, İtalya'da genel grev ihtimali ve İspanya'da devam eden barınma eylemleri, toplumsal hoşnutsuzluğun yalnızca güvenlik önlemleriyle giderilemeyeceğine işaret ediyor.

Uzman raporları ve basına yansıyan gelişmeler ışığında, Avrupa yönetimlerinin önündeki temel sınavın yalnızca protestoları kontrol altında tutmak değil; yaşam maliyetleri, konut erişimi, kamu hizmetleri ve demokratik haklar konusunda somut çözümler üretmek olduğu değerlendiriliyor. Ekonomik güvencesizlik ve toplumsal talepler karşılanmadığı takdirde protestoların siyasi gündemdeki ağırlığını koruması beklenebilir. (İLKHA)

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: