Atölyeden fabrikaya büyüme hikayesi
Zorlu finansman koşullarına rağmen KOBİ’ler, üretimden kopmadan atölyeden fabrikaya uzanan bir dönüşüm hikâyesi yazıyor. İstihdamdan ihracata kadar ekonominin yükünü sırtlayan KOBİ’ler, yatırım cesaretiyle büyümenin anahtarı olmaya devam ediyor.
Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler, son dönemde zorlu finansman koşullarına ve küresel belirsizliklere rağmen üretimden vazgeçmiyor. Bir zamanlar birkaç tezgâh ve sınırlı sermayeyle faaliyet gösteren atölyeler, bugün artan kapasite, yeni makineler ve genişleyen pazarlarla fabrikaya dönüşme yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Bu dönüşüm, yalnızca işletmelerin değil, istihdamdan ihracata kadar ekonominin genel dengesini de güçlendiriyor.
YENİ HEDEF MARKALAŞMA
Anadolu’nun dört bir yanında faaliyet gösteren KOBİ’ler, işe çoğu zaman aile emeği ve sınırlı imkânlarla başladı. Siparişe dayalı üretim modeliyle ayakta kalan atölyeler, zaman içinde müşteri portföyünü genişletti, ürün gamını çeşitlendirdi. Bugün bu işletmeler, markalaşma ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle hareket ediyor. Küçük ölçekli üretim anlayışı yerini planlı, verimlilik odaklı ve kalite standartlarını önceleyen bir yapıya bırakıyor.
YATIRIM CESARETİ ÖNE ÇIKIYOR
Yüksek faiz ortamına rağmen KOBİ’ler, yatırımı tamamen rafa kaldırmak yerine daha temkinli ve seçici bir strateji izliyor. Yeni makine alımları, kapasite artırımı ve otomasyon yatırımları öncelik kazanıyor. Özellikle enerji verimliliği sağlayan teknolojiler ve üretim maliyetlerini düşüren sistemler, işletmelerin rekabet gücünü artırıyor. Bu yatırımlar sayesinde atölye düzeninde yapılan üretim, daha yüksek hacimli ve standartlı fabrika üretimine dönüşüyor.
İSTİHDAM VE ÜRETİMDE ÇARPAN ETKİSİ
Atölyeden fabrikaya geçiş süreci, istihdamda da önemli bir ivme yaratıyor. Yeni üretim hatları, nitelikli iş gücüne olan ihtiyacı artırırken, bölgesel kalkınmaya da katkı sağlıyor. KOBİ’lerin büyümesi, yalnızca kendi bünyelerinde değil, tedarik zincirinde yer alan yan sanayi ve hizmet sektörlerinde de hareketlilik oluşturuyor. Büyüyen KOBİ’ler için bir sonraki adım ise ihracat. Fabrika ölçeğine ulaşan işletmeler, kalite ve miktar açısından uluslararası taleplere cevap verebilir hale geliyor.
Hem istihdamı hem de ihracatı sırtladılar
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 3 milyon 928 bin girişim KOBİ olarak 2024 yılında istihdamın yüzde 68.5’ini, cironun yüzde 44.1’ini, üretim değerinin yüzde 39.8’ini ve ihracatın yüzde 30’unu sağladı. KOBİ büyüklük gruplarına göre incelendiğinde, mikro ölçekli girişimlerin yüzde 56.2’si düşük teknoloji sınıfında üretim yaparken, yüzde 32.1’i orta-düşük teknoloji, yüzde 11’i orta-yüksek teknoloji ve yüzde 0.7’si yüksek teknoloji sınıfında üretim yaptı.
Gram altın fiyatı güne nasıl başladı
Brent petrolün varili 67,75 dolardan işlem görüyor
Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplarda: Bakan Göktaş 'hayırlı olsun' diyerek müjdeyi verdi