Amerika'ya götür beni: Bosna Dünya Kupası'na dönüşünde viral marşta birleşti

Batı Balkan ülkesinin, turnuvaya ikinci kez ve tüm zayıf konumuna rağmen katılımını kutladığı günlerde, sevilen bir grubun gurbet yaşamını anlatan 15 yıllık şarkısı Bosnalı taraftarların gayriresmî marşı hâline geldi.

13 Haz 2026 - 23:50 YAYINLANMA
Amerika'ya götür beni: Bosna Dünya Kupası'na dönüşünde viral marşta birleşti

Yedek forvet Jovo Lukić, Bosna Hersek adına Cuma günü ev sahibi ülkelerden biri Kanada’ya karşı oynanan Dünya Kupası açılış maçının 21. dakikasında köşe vuruşundan topu kafayla ağlara gönderdiğinde, Toronto Stadı’nda sayıca az ama coşkulu bir Bosna taraftar grubu büyük bir sevinç patlaması yaşadı.

Yaklaşık 3 milyon nüfuslu Batı Balkan ülkesi, 1992’de eski Yugoslavya’dan bağımsızlığını ilan ettikten sonra haftalar içinde patlak veren kanlı dört yıllık savaşın ardından tarihindeki sadece ikinci Dünya Kupası’na çıkacağı günü sabırsızlıkla bekliyordu.

Bosna, Avrupa elemelerindeki play-off’ta evinde oynanan nefes kesen bir penaltı atışları sonunda dört kez şampiyon olan İtalya’yı eleyerek turnuvaya katılma hakkı kazanan son ülke olmuştu.

İki ay sonra ve binlerce kilometre uzakta, Ontario Gölü kıyısındaki stattaki kırmızılar içindeki Kanadalı taraftar seli arasında sayıca az kalan Bosnalıların arasında – tribünlerde Ryan Reynolds ve Mike Myers gibi isimler de vardı – Lukić’in golü, üst tribünlerde mavi formalarıyla maçı izleyen Bosna taraftarlarının gözlerinden sevinç yaşları dökülmesine yol açtı.

Takımın değişmez yıldız golcüsü Edin Džeko’nun yerine ilk 11’de sahaya çıkan ve kariyerini Romanya’nın Universitatea Cluj takımında sürdüren Lukić, maça hareketli başlayan Bosna’nın, Kanadalıların rahatlıkla geçeceği zayıf halka olmasının beklendiği karşılaşmada, takım arkadaşlarının el birliğiyle hazırladığı pozisyonda topa hafifçe dokunup ağlara gönderdi.

Bosna’dan Jovo Lukić (25), 12 Haziran 2026’da Kanada ile Bosna arasındaki Dünya Kupası B Grubu maçının ilk yarısında attığı açılış golünü kutluyor AP Photo

Bosna, tarihe geçecek bir maç oynayarak Dünya Kupası tarihinde bir maçta 70’in üzerinde savunma uzaklaştırması yapan yalnızca dördüncü takım oldu, ancak Kanada 78. dakikada farkı bire indirmeyi başararak geri döndü ve karşılaşma beraberlikle sonuçlandı.

Uzun yıllardır Bosna futbol takımının lakabı olan Ejderhalar, bitiş düdüğünün ardından her zamanki güler yüzlü Kanadalı taraftarlardan çabaları için yine de alkış aldı.

Bosna, güncel FIFA sıralamasında 64. basamakta yer alıyor ve İsviçre (19), Kanada (30) ve Katar’ın (56) ardından B Grubu’nun en düşük sıradaki takımı konumunda.

Yine de Bosna için teslim olmak hiç gündemde değildi; bu da savaşın 30 yılı aşkın süre önce ülkeyi Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya savuran geniş diasporasının parçası olan birçok taraftarını mest etti.

Bosnalı taraftarlar, 12 Haziran 2026’da Saraybosna’daki bir taraftar festivalinde kutlama yapıyor AP Photo/Armin Durgut

Diğerleri ise savaş sonrası dönemde, ülkenin giderek tıkanan reform süreci ve ülkenin üç ana etnik grubunun – Bosnalı Sırplar, Bosnalı Hırvatlar ve Boşnakların – temsilcileri arasındaki bitmek bilmeyen siyasi çekişmelerle gölgelenmesi nedeniyle Bosna’dan ayrıldı.

Dünya Kupası’na gelirken Bosnalılar, bu yılın hit marşlarından birine dönüşen bir şarkıyı da yanlarında getirdi: Sevilen Bosna grup Dubioza Kolektiv’in 15 yıl önce yayımladığı ve “I am from Bosnia, take me to America” sözleriyle açılan parça.

'Tüm ülke için Amerikan futbol rüyası'

Elemelere doğru Bosna’nın turnuvaya katılımı netleştikçe taraftarların benimsediği ve sözleri pankartlar ile tişörtlere basılan şarkı, sosyal medyada viral oldu; parça sadece Balkanlara özgü, dile dolanan bir ezgi değil.

İlk çıktığında “USA” adını taşıyan parça, savaş sonrası Bosnalıların, çarenin hep yurtdışında ve başka ülkelerde olduğuna inanma eğilimine alaycı bir gönderme olarak yazılmıştı.

Orijinal sözlerde şöyle deniyordu: “I want to start all over, return to no man's land, send greetings to your leader, don't want your green card, I want to fly back like a rocket to the Balkans.”

“Bu şarkının 15 yıl içinde ikinci, üçüncü, dördüncü kez nasıl yeniden doğduğunun ilginç bir hikayesi var” diyor Dubioza Kolektiv’in basçısı Vedran Mujagić.

Şimdi ise olası bir Dünya Kupası başarısının fon müziğine dönüştü.

“Göç ve Amerikan rüyası üzerine bu satirik bakıştan evrildi ve tüm ulus için Amerikan futbol rüyasına dönüştü.”

Bosnalı grup Dubioza Kolektiv’in üyeleri Brano Jakubović ve Vedran Mujagić, 11 Haziran 2026’da Saraybosna’da poz veriyor AP Photo/Armin Durgut

Dubioza’nın viral marşı yayılmayı sürdürdü: Kanada maçının ardından süperstar yorumcu ikili Thierry Henry ve Zlatan İbrahimović, televizyondaki canlı yayında “I am from Bosnia, take me to America” dizesini tekrarladı.

Bir zamanların dünyanın en iyi santrforları arasında gösterilen iki isim de Bosna ve şarkının mesajıyla yakından bağlantılı: Henry’nin çocukları yarı Bosnalı, İbrahimović’in babası da Bosna’dan.

“Bir grup ya da şarkı için olabilecek en güzel şey bu: İnsanlar onu sahipleniyor, yeni anlamlar yüklüyor ve artık onların şarkısı oluyor” diyor Dubioza Kolektiv’in klavyecisi Brano Jakubović. “Artık bize ait değil.”

Daha ne kadar kötü olabilir?

Son yıllarda Bosna’dan gelen haberler iç karartmaktan başka bir şey değil. Ülke, etno-milliyetçi liderlerin siyasi ve mali çıkarları uğruna ilerlemeyi sürekli feda etmesi nedeniyle AB üyeliği yolunda büyük ölçüde yerinde sayıyor.

Nüfusun tahminen dörtte biri, rekor düzeydeki işsizlik oranları eşliğinde göreli yoksulluk içinde yaşıyor. Ülkenin sağlık sistemi darmadağın olmuş durumda ve yaygın yolsuzlukla boğuşuyor.

Üstelik Bosna’nın baş döndürücü derecede karmaşık yönetim yapısı, iktidardakilerin ayrı eğitim sistemleri aracılığıyla bölünmüşlüğü pekiştirmesini ve geçmişle yüzleşme isteksizliğini – savaş suçları ile soykırımı açıkça inkara kadar varan tutumlarını – kolaylaştırdı.

Tüm bunlar, suçlular hakkında verilmiş uzun uluslararası mahkeme kararları listesine ve uluslararası toplumun uzlaşma yönündeki ısrarlı çağrılarına rağmen yaşanıyor.

Bir kadın, 11 Haziran 2026’da Saraybosna’da Dubioza Kolektiv’in “I Am From Bosnia, Take Me to America” şarkısının sözlerinin yer aldığı bir bilbordun önünden geçiyor AP Photo/Armin Durgut

2024’te devlet düzeyindeki güvenlik bakanlığı, ülkede doğan yaklaşık 1,8 milyon Bosnalının dünyanın 54 ülkesine göç ettiğini tahmin etti. Yarım milyona yakın Bosnalı da yurtdışında doğmuş durumda.

Devletin 2013’te yaptığı son nüfus sayımı, 3,7 milyon Bosnalının ülkesinde yaşadığını gösteriyordu. Bu sayının o tarihten bu yana 2,8 milyonun altına düştüğü tahmin ediliyor; bu, Avrupa’daki en yüksek nüfus kayıplarından biri.

Dubioza Kolektiv’in “USA” parçası dışarıdakilerde farklı duygular uyandırsa da Bosnalı göçmenler şarkının daha derin anlamının, yani göç etmenin de kendi sorunlarını beraberinde getirdiğinin farkında.

Ülkeden ayrıldıklarında, diyor Mujagić, “yerlilerin, sağcıların düşmanlığıyla karşılaşıyorlar ve aslında onları orada istemediklerini görüyorlar.”

“Gitmek istiyorsun ama bir yandan da diğer tarafta da iyi bir hayatın olmayacağını biliyorsun; tam anlamıyla böyle şizofrenik bir durum bu” diyor Mujagić. “Bu açıdan bakıldığında, şarkı bugün de tıpkı eskisi gibi fazlasıyla geçerli.”

Hayal kurmaya devam

Tüm bunların ortasında futbol, korku ve ayrışma siyaseti karşısında umudu ayakta tutan, herkesi bir araya getiren belki de tek ortak payda oldu.

Yıllar boyunca eleme turlarında Avrupa’nın futbol devleri karşısında yaşanan hayal kırıklıklarının – Bosna, Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası play-off’larında iki kez üst üste Portekiz’e elenmişti – ardından ülke sonunda 2014’te Brezilya’daki Dünya Kupası’na giderek benzer bir futbol coşkusuna sahne olmuştu.

80’ler ve 90’ların başında PSG taraftarlarını yeteneğiyle büyüleyen ve bugün hâlâ kulübün efsane forvetlerinden biri olarak anılan teknik direktör Safet Sušić yönetimindeki takım, açılış maçında Arjantin’e 2-1 kaybetmiş, karar golünü Leo Messi atmıştı.

Ancak bugün hâlâ tüm Bosnalı taraftarların içini acıtan karşılaşma Nijerya maçıydı: O dönem Manchester City’nin yıldız santrforu olan Džeko, oyun kurucu Zvjezdan Misimović’ten aldığı pasla Nijeryalı savunmacıların arasından sıyrılıp ağları buldu, ancak gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

ARŞİV: Bosna’nın Edin Džeko’su, 21 Haziran 2014’te Brezilya’nın Cuiaba kentindeki Arena Pantanal’da oynanan Dünya Kupası F Grubu’ndaki Nijerya maçında alınan mağlubiyet sonrası tepki gösteriyor AP Photo

VAR öncesi dönemdi ve karar değişmedi; oysa bugün hâlâ internette bulunabilen TV tekrarları, Džeko’nun açıkça ofsayt olmadığını gösteriyor. Bosna maçı 1-0 kaybetti ve son grup maçında İran’ı yenmesine rağmen Brezilya rüyası sona erdi.

Aradan geçen 12 yılın ardından, Almanya’da Borussia Dortmund ve Hamburg gibi kulüplerde etkili bir hücum orta saha oyuncusu olarak parlak bir kariyer yapan eski milli takım kaptanı, bugünün teknik direktörü Sergej Barbarez, Galler ve İtalya’ya karşı oynanan iki maçlık play-off serisinde adeta sihir yaptı.

2014’te Brezilya’ya giden kadrodan bugün sahada yalnızca iki isim kaldı: Turnuvada hâlâ en üst seviyede mücadele eden 40 yaş üstü birkaç oyuncudan biri olan Džeko ve Cuma günü takıma kaptanlık pazubandını takan Atalanta sol beki Sead Kolašinac.

'Sen Bosnalısın, dünya ayaklarının altında'

Džeko, Kanada maçı öncesinde The Players’ Tribune’de yayımlanan ve Bosna’nın çocuklarına hitaben yazdığı mektupta, kendi şöhret yolculuğunu anlattı.

Kuştatılmış Saraybosna’da, topçu ateşleri arasındaki molalarda ve keskin nişancılardan saklanarak futbol oynadığı günleri; Bosna başkentinin iki büyük takımından biri olan Željezničar’daki mütevazı başlangıcını ve 17 yaşında sadece 25 bin avro karşılığında Çekya’ya transfer olduğunda yaşadığı tereddütleri kaleme aldı.

“Açıkçası, hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Kendime inancım vardı” diyor Džeko.

“Vücudumdaki en güçlü yer kafamdı. Teplice’ye geldiğimde kendi kendime, ‘Edin, bu adamlardan daha çok çalışmak zorundasın, yoksa seni geri yollarlar’ dedim.”

City onu Wolfsburg’dan almaya geldiğinde, değerinin neredeyse 40 milyon avroya çıktığını söylüyor.

“Savaşla büyüdüm. Bir anda kendimi bir peri masalının içinde buldum. Hiçbir şey imkânsız değildir. Bosna’yı Dünya Kupası’na götürmek bile” diyor Džeko.

Bosna milli takımı formaları giyen çocuklar, 12 Haziran 2026’da Kanada ile Bosna arasındaki FIFA Dünya Kupası 2026 maçı öncesinde Saraybosna’nın eski kent merkezinde güvercinleri besliyor AP Photo/Armin Durgut

Bu kez kaptanlık pazubandını taktığı takım, çoğu ikinci kuşak göçmenlerden oluşan genç oyuncularla dolu ve Džeko’nun mesajı, hem pırıl pırıl takım arkadaşlarına bir selam hem de uzun süredir bölünmüş bir ülke için birleşme çağrısı niteliği taşıyor.

“Halkım için oynuyorum. Saraybosna sokaklarındaki kızlar ve oğlanlar için oynuyorum. Bazı insanlar hâlâ bizi bölmeye çalışsa da ülkemizi bu kadar güzel kılan tüm farklı kültürler ve dinler için oynuyorum” diyor Džeko. “Asla başaramayacaklar.”

“Benim sayemde değil. Büyükler sayesinde de değil. Biz hiçbir zaman ders almıyoruz. Sizin sayenizde... Siz çocuklar asla değişmiyorsunuz.”

“Son bir iyilik yapın bana, olur mu?” diye sesleniyor Džeko.

“İster Saraybosna’da, ister Roma’da, ister St. Louis’de yaşayın... İster Müslüman, ister Yahudi, Katolik ya da Ortodoks olun... Nereden geldiğinizi asla unutmayın. Siz Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: