Almanya'nın en zengin insanının serveti Avrupa'nın dev vakıflarından birine dönüştü

Klaus-Michael Kühne’nin çocuğu yoktu; miras vergisi olmayan bir İsviçre kantonunda yaşıyordu. Ölünce, 42,2 milyar avroluk serveti vergisiz köklü bir vakfa geçti ve onu Avrupa’nın en zengin vakıflarından biri yaptı.

01 Eyl 2026 - 18:50 YAYINLANMA
Almanya'nın en zengin insanının serveti Avrupa'nın dev vakıflarından birine dönüştü

Lojistik devi Kühne+Nagel'in arkasındaki Klaus-Michael Kühne, yaşamı boyunca zor durumdaki şirketleri satın alıp yeniden yapılandırarak Avrupa'nın en büyük servetlerinden birini oluşturdu.

Kühne, bu süreçte dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketlerinden Hapag-Lloyd ile Almanya'nın bayrak taşıyıcı havayolu Lufthansa'nın da aralarında bulunduğu üç büyük taşımacılık şirketinde önemli hisseler biriktirdi.

Avrupa'nın en büyük özel vagon kiralama şirketi VTG'nin yaklaşık beşte birine de kısa süreliğine sahip oldu. Kühne, 2016'da 160 milyon avroya aldığı hissesini iki yıl sonra yaklaşık 300 milyon avroya sattı.

Ancak Kühne'nin serveti için en önemli anlaşma, ölümünün ardından devreye girdi.

Çocuğu bulunmayan Kühne, 24 Ağustos 2026'da 89 yaşında hayatını kaybettiğinde yaklaşık 49 milyar dolarlık (42,2 milyar avro) servetinin tamamı, yaklaşık 50 yıl önce ailesiyle birlikte kurduğu Kühne Vakfı'na aktarıldı.

Böylece vakıf, bir gecede Avrupa'nın en büyük vakıflarından biri haline geldi.

İsviçre'de vergiden muaf bir yapı

Kühne, Almanya'nın vergi ve ekonomik politikalarına yönelik eleştirilerini uzun yıllardır açıkça dile getiriyordu. 2022'de Alman kamu yayıncısı NDR'ye verdiği röportajda, Alman devletinin "ekonomiyi düzgün yönetemediğini" söylemişti.

Kühne'nin kişisel ve kurumsal işlerini Almanya yerine İsviçre'ye taşımasının nedenlerinden biri de bu yaklaşımıydı. Özellikle Schwyz kantonunun miras vergisi uygulamaması, servetinin geleceği açısından önemli bir avantaj sağladı.

İsviçre'de özel şirketlerin yıllık rapor yayımlama zorunluluğunun bulunmaması da Kühne'nin gerçek servetinin kamuoyunca tam olarak bilinmesini zorlaştırıyor. Alman medyasındaki hesaplamalara göre servetinin yüzde 30'a varan bölümü kamuya açık olmayabilir.

Kühne'nin servetini kişisel olarak devralacak bir mirasçı bulunmadığı için, denizcilik, havacılık, kimya ve gayrimenkul alanlarındaki varlıkları vakfın kontrolüne geçecek. Vakfın mütevelli heyetinde eşi ve Kühne'nin uzun yıllardır birlikte çalıştığı danışmanları yer alıyor.

Kühne, iş imparatorluğunu Schindellegi merkezli Kühne Holding üzerinden yönetiyordu. İsviçre gazetesi Neue Zürcher Zeitung'a göre, ölümünün ardından holdingin ve bünyesindeki varlıkların mülkiyeti Kühne Vakfı'na geçti.

Bunlar arasında Kühne+Nagel, Hapag-Lloyd ve Lufthansa'daki hisselerin yanı sıra çeşitli gayrimenkuller de bulunuyor.

Vakıf halihazırda 20 bağlı kuruluş işletiyor ve yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlıyor.

Kendi verilerine göre vakfın 2026 bütçesi 135 milyon İsviçre frangı (144,6 milyon avro). Bu bütçenin yaklaşık yüzde 42'si lojistik eğitimi, yüzde 20'si tıp, yüzde 15'i iklim projeleri, yüzde 11'i insani yardım lojistiği ve yüzde 7'si kültür alanlarına ayrılıyor.

Ancak vakfa devredilen varlıkların sağlayacağı gelir, bu bütçeyi önemli ölçüde büyütebilir. NZZ'nin hesaplamalarına göre söz konusu hisseler normal bir yılda yaklaşık 1 milyar İsviçre frangı temettü geliri yaratabilir.

Avrupa'nın en büyük vakıfları arasına giriyor

Kühne'nin servetinin tamamının vakfa aktarılması, kuruluşu Avrupa'nın en varlıklı hayır kurumları arasına taşıyacak.

Dünyanın en büyük vakıflarından biri, zayıflama ilacı üreticisi Novo Nordisk'in arkasındaki Danimarkalı Novo Nordisk Vakfı. Vakfın holding şirketi, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 93 milyar avroluk varlığı yönetiyordu.

Gates Vakfı yaklaşık 60,5 milyar avroluk, Hindistan merkezli Tata Trusts ise 86 milyar avronun üzerinde bir servete sahip. İngiltere merkezli Wellcome Trust ise yaklaşık 36,9 milyar avroluk varlık yönetiyor.

Almanya'nın Bosch grubunun yüzde 94'üne sahip Robert Bosch Stiftung'un toplam varlıkları ise yaklaşık 5,5 milyar avro seviyesinde.

Danimarka'daki Carlsberg Vakfı da benzer bir model izliyor. Vakıf, Carlsberg Grubu'nun yaklaşık yüzde 30 hissesine ve oy haklarının yüzde 77'sine sahip.

Dolayısıyla Kühne Vakfı dünyanın en büyük vakfı olmayacak ancak servet büyüklüğü bakımından Avrupa'daki en güçlü vakıflardan biri haline gelecek ve Wellcome Trust gibi kuruluşlarla aynı ligde yer alacak.

Vakfa yalnızca para değil, bir şirketler imparatorluğu kalıyor

Kühne'nin vakfa bıraktığı servet yalnızca nakit ve finansal varlıklardan oluşmuyor.

Vakıf; Kühne+Nagel'deki yaklaşık yüzde 60'lık hisse, Hapag-Lloyd'da yüzde 30, Brenntag'da yüzde 15, Lufthansa'da yüzde 20'nin üzerinde payın yanı sıra Flix'teki hisseler ve Hamburg'daki Fontenay oteli gibi gayrimenkullerin de kontrolünü devralıyor.

Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre Kühne'nin serveti son 10 yılda dört kattan fazla artarak 49 milyar dolara ulaştı. Bu artışın en önemli kaynağı ise Kühne+Nagel'deki yaklaşık yüzde 60'lık hissesi oldu.

Şimdi ise asıl soru, bir hayır vakfının böylesine büyük bir şirketler imparatorluğundaki hisselerle ne yapacağı.

Konteyner taşımacılığı sektöründe son yıllarda büyük bir konsolidasyon yaşanırken, Kühne'nin hisseleri de sektörün önemli oyuncuları arasındaki hareketliliğin merkezinde bulunuyor. Fransız denizcilik ve lojistik devi CMA CGM'nin yeni anlaşmaları, MSC'nin petrol tankerleri alanındaki genişlemesi ve easyJet'in satın alma anlaşması bu dönüşümün son örnekleri arasında.

İsviçre'de miras vergisi tartışması

Kühne'nin servet planlamasında İsviçre'nin vergi politikası da önemli bir rol oynadı.

Ülke, geçen yıl 50 milyon İsviçre frangını (53,4 milyon avro) aşan miras ve bağışlara yüzde 50 federal vergi getirilmesini öngören teklifi reddetti. Teklif, özellikle İsviçre'yi tercih eden ultra zengin kişileri hedefliyordu.

Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter, o dönemde teklifin vergi sistemini "dengesizleştireceğini" ve İsviçre'nin cazibesine zarar vereceğini söylemişti.

Kühne'nin ölümüyle birlikte yaklaşık yarım yüzyıl önce kurulan vakıf, artık yalnızca bir hayır kuruluşu değil, Avrupa'nın en büyük şirketlerinden bazılarında önemli hisselere sahip dev bir varlık yönetim yapısı olarak yoluna devam edecek.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: