Almanya'da "hastalık izni" ve "yarı zamanlı çalışma" tartışmaları

Almanya Başbakanı, Almanların yeterince çalışmadığını ve çok fazla hastalık izni aldığını söyleyerek bunun ekonomik büyümeye mani olduğu söyledi. Başbakan daha çok çalışmaları gerektiğini vurguladı.

12 Şub 2026 - 21:10 YAYINLANMA
Almanya'da "hastalık izni" ve "yarı zamanlı çalışma" tartışmaları
Hızlı Özet Göster Almanya Başbakanı Friedrich Merz, çalışma saatlerinin artırılması gerektiğini savunarak, hastalık izinlerinin ve yarı zamanlı çalışmaların ekonomik büyümeyi engellediğini öne sürdü.Merz'in açıklamaları, özellikle kadın çalışanlar tarafından eleştirilirken, CDU'nun yarı zamanlı çalışmayı zorlaştırma planına kamuoyundan güçlü tepkiler geldi.Sosyal Demokrat Parti reformlara karşı çıkarken, bu düzenlemelerin kısa vadede hayata geçirilmesi zor görünüyor. AI özetimiz yardımcı oldu mu? Bize bildirin.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in son haftalarda yaptığı “daha çok çalışmalıyız” açıklaması, ülkede hem siyasi hem de toplumsal tartışmayı alevlendirdi.

Merz, Almanya’da ortalama çalışma süresinin düşük, hastalık izinlerinin ise Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde olduğunu savunarak mevcut iş gücü düzeninin ekonomik büyümeyi yavaşlattığını öne sürdü.

"DAHA FAZLA ÇALIŞMALIYIZ"

Ekonomik verimliliğin yetersiz kaldığını belirten Merz, “Ulusal ekonomimizin toplam verimliliği yeterli değil. Daha açık söylemek gerekirse; iş-yaşam dengesi ve dört günlük çalışma haftası, gelecekte refah seviyemizi korumaya yetmez. Daha çok çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

Başbakan’ın bu sözleri, mart ayında yapılacak eyalet seçimleri öncesinde siyasi risk olarak değerlendiriliyor.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Merz, aşırı sağın yükselişi karşısında oy kaybını durdurmaya çalışırken, çalışma hayatına yönelik sert mesajlarıyla yeni bir tartışma başlatmış oldu.

HASTALIK İZNİ VE YARI ZAMANLI ÇALIŞMA HEDEFTE

Baden-Württemberg’deki bir seçim etkinliğinde konuşan Merz, Alman çalışanların yılda ortalama üç haftaya yakın hastalık izni kullandığını belirterek, “Bu gerçekten doğru mu, gerçekten gerekli mi?” sözleriyle dikkat çekti.

Çalışmayı teşvik edecek yeni mekanizmalar üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.

AB istatistiklerine göre Almanya, haftalık ortalama çalışma süresi bakımından Birlik içinde sondan üçüncü sırada yer alıyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri yarı zamanlı çalışanların oranındaki artış. CDU’nun gündeme taşıdığı öneriler arasında, “özel bir gerekçe bulunmadıkça” yarı zamanlı çalışmanın yasal hak olmaktan çıkarılması da yer alıyor.

Parti belgelerinde geçen “yarı zamanlı yaşam tarzına yasal hak yok” ifadesi özellikle kadın çalışanların tepkisini çekti. Almanya’da yarı zamanlı istihdamın büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. Kamu yayın kuruluşuna konuşan bir çalışan, “Bu bir tercih değil. Hem çocuğuma hem de anneme bakıyorum” diyerek öneriye karşı çıktı.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

Merz’in açıklamaları sosyal medyada da geniş yankı buldu. “Yarı zamanlı yaşam tarzı” ifadesi kısa sürede mizah konusu haline gelirken, çok sayıda kullanıcı Monty Python göndermeleriyle eleştiri paylaşımları yaptı.

Kamuoyu araştırmaları da tepkilerin büyüklüğünü ortaya koyuyor. ARD-DeutschlandTrend anketine göre Almanların üçte ikisi CDU’nun yarı zamanlı çalışmayı zorlaştırma planına karşı çıkıyor. Ayrıca ekonomi alanında CDU’ya duyulan güvenin de gerilediği görülüyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 31’i partinin ekonomiyi iyileştirebileceğine inanıyor. Bu oran, geçen yıla kıyasla 6 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.

"YUNANİSTAN MODELİ" TARTIŞMASI

Merz’in, AB’de en uzun çalışma saatlerine sahip ülkelerden biri olan Yunanistan’ı örnek göstermesi de yeni bir polemiğe yol açtı. Geçen yıl Berlin’de Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i ağırlayan Merz, Atina’nın altı günlük çalışma haftasına imkan tanıyan düzenlemelerini överek, “40 saat çalışmayı korkunç bulan herkes Yunanistan’a baksın. Öğreneceğimiz şeyler var” demişti.

Ancak koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD), mevcut iş gücü düzenlemelerini savunuyor. Kamuoyundaki güçlü itiraz ve siyasi dengeler göz önüne alındığında, söz konusu reformların kısa vadede yasalaşmasının zor olduğu belirtiliyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: