Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümünde Peygamber Sevdalıları ve AGD'den ortak yürüyüş

Peygamber Sevdalıları Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği, Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü münasebetiyle ortak bir kitlesel yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşün ardından yapılan konuşmalarda, Filistin direnişine destek mesajları verilirken, İslam ülkeleri başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara Gazze için harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

11 Eki 2026 - 10:00 YAYINLANMA
Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümünde Peygamber Sevdalıları ve AGD'den ortak yürüyüş

Peygamber Sevdalıları Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği, Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü münasebetiyle direnişe destek vermek amacıyla bir program gerçekleştirdi. Programa; Özgür Kudüs Platformu, HÜDA PAR, Saadet Partisi ve Yeniden Refah partisi de destek verdi.

Akşam namazı sonrasında ellerinde Filistin'e destek mesajlarının yer aldığı pankartla ile Fatih Camii'nde bir araya gelen yüzlerce kişi, kortej eşliğinde Saraçhane Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi.

"Küresel güçler israilin arkasında dururken İslam ülkelerinden Gazze'ye beklenen yardım gelmedi"

Saraçhane Parkı'nda Kur'an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda Peygamber Sevdalıları adına bir konuşma yapan Gazeteci Yazar Mehmet Zülküf Yel, "3 yıl önce Kassam mücahitleri, hiç kimsenin beklemediği bir anda işgal atındaki Filistin topraklarına girdiler. Mücahitler, büyük bir irade ortaya koyarak siyonizmin bir hiç olduğunu tüm dünyaya, özellikle İslam dünyasına gösterdi. Tüm imkânsızlıklarına rağmen mücahitler, Tel Aviv'e kadar, farklı şehirlerin kalplerine kadar ilerlediler ve siyonizmi bir 'Hallaç Pamuğu' gibi söküp attılar. Herkes, israilin sadece bir efsaneden ibaret olduğunu gördü İDF ve MOSSAD'ın sadece kâğıttan bir kaplan olduğunu herkes gördü. O İslam ümmetinin ve insanlığın çekindiği israilin bir hiç olduğunu gösterdi O andan itibaren tüm küresel şer güçler, israilin arkasında dururken, onlara sınırsız destek sunarken maalesef istisnalar hariç İslam ülkelerinden beklenen yardım gelmedi. Bir israilli komutan, 'Eğer Amerika ve diğer müttefiklerin desteği olmasaydı 30 gün sonra Gazze'ye atacak bombamız kalmazdı' demişti. Yani siyonizm ile direniş baş başa kalsaydı Allah'ın izniyle bugün farklı şeyleri konuşacaktık. Ancak maalesef tüm küresel güçler onların arkasında dizildiler ve onlar için güçlerini seferber ettiler. Filistinli Müslümanlar da kardeşlerinin gelmesini beklediler. Saf saf, ordu ordu onların arkasında durmasını beklediler ama maalesef beklenen yardım gelmedi. 3 yıldır o Müslümanlar hala o yardımı bekliyorlar." dedi.

"Tarihi fırsatı değerlendiremedik"

Kassam mücahitlerinin işgal rejimine ilk darbeyi vurduğunda İslam ümmeti için tarihi bir fırsat doğduğunu aktaran Yel, "O gün İslam orduları hareket ettirilmiş olunsaydı bugün siyonizimden bahsetmeyecektik. İsrail diye bir şey ortada kalmayacaktı. Allah bu imkânı sevdiği kullarının eliyle İslam ümmetine lütfetti ama maalesef bu fırsatı değerlendiremedik." diye konuştu.

"Gazze Barış Planı" ile katliamların üzeri örtüldü, Gazze gündemden düşürüldü

Yel, "Gazze denildiğinde insanlık onurunun, insanlık vicdanının başkenti aklımıza gelmelidir. Dolayısıyla, Filistin'de, Gazze'de yürütülen savaş sadece Gazzelilerin değil tüm müminlerin, özgür yürekli, vicdan sahibi insanların davasıdır. Onun için tüm imkân ve kabiliyetimizle Gazze cephesine sahip çıkmalıyız. Maalesef askeri anlamda hiçbir şey yapmadığımız gibi diplomatik olarak da yardımlarına yetilemedik. Uzun bir süre katil israil ve arkasındaki ABD, şer güçler, tüm imkânlarına rağmen direnişi dize getiremediler. O aşamadan sonra siyonizmin tüm dünyadan tecrit edildiğini gören Trump, şeytani bir plan ile 'Gazze Barış Anlaması' planını ortaya koydu. Ancak maalesef Gazze'ye barış gelmedi. Eskiden insanlar nasıl katledildiyse bugün de katliam devam ediyor. Müslümanlar, dünya kamuoyu ayak oyunlarıyla manipüle edildiler. Herkes sanki bu mesele bitmiş gibi hareket ediyor. Eskiler kampüsler, alanlar protesto meydanıydı. Dünyanın her yerinde ayağa kalkan insanlar, insanlık davasın sahip çıkarak insanlık düşmanı siyonistleri protesto ediyordu. Ancak bu şeytani plan uygulandıktan sonra sanki bu mesele bitmiş gibi herkes yerine oturmaya başladı. Bu vahşet, soykırım devam ediyor. İşgal, planlı bir şekilde kaldığı yerden devam ediyor." şeklinde konuştu.

"İslam ülkelerinin liderleri, Müslüman ve insanlık düşmanı siyonizme karşı ayağa kalkmalı"

Yel son olarak, "Halkı Müslüman olan ülkelerin liderlerine gelince… Sanki bu meseleyi duymak istemiyorlarmış gibi meselenin bittiğini hesap ediyorlar. Sadece konuşup slogan atıyor, sivil insanların yaptıklarını yapıyorlar. İslam ülkelerinin liderlerinin Müslüman ve insanlık düşmanı olan siyonizme karşı ayağa kalkmalıdırlar. Ortak bir strateji ile hareket edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

Aksa Tufanı gerçekleştiğinde yine aynı rotada bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini hatırlatarak konuşmasına başlayan Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şube Başkanı Mehmet Yaroğlu, 3 yıllık süreçte sivil toplum kuruluşlarının meydanları boş bırakmadığını, Filistin davasına, direnişine katkı sunmaya, Gazze'deki, Kudüs'teki, Batı Şeria'daki Müslümanların imdadına nasıl yetişebileceklerini düşünerek çırpındıklarını söyledi.

"Garantör ülkelerin garantisi altında Gazze'de insanlar katledilmeye devam ediliyor"

Yaroğlu, "Evet, sivil toplum kuruluşları, cemaat, cemiyet olarak mesuliyetlerimiz var ama bizatihi kendisi de çözümü de siyasi olan konunun farkındaydık. Bu sebeple bulunduğumuz tüm meclislerde siyasi yetki sahiplerine mesuliyetlerini hatırlattık. Bugün bir daha İslam ümmetinin liderlerine mesuliyetlerini hatırlatıyoruz. O şerefli Gazze, zilletin kabuğunu öylesine kırıp attı ki, tüm İslam ümmeti ve dünyanın özgür ruhlu bütün insanları bu sese kulak verdi. Gerek ülkemizde, gerek İslam dünyasında ve Avrupa ülkelerinde insanlar bir an bile meydanları boş bırakmadı. Gazze'nin yiğit evlatları bunu yaptı ama maalesef yüz üstü bırakıldılar. Bir yıldır ateşkes adı altında, şeytan Trump'ın 'barış Planı' adı altında, Gazzemiz adeta garantör ülkelerin garantisi altında katledilmeye devam ediyor. Gazze'mizin bu sesine, feryadına kim kulak verecek? 2 senelik savaş sürecinden Müslümanlar her gün meydanlardan yetki sahiplerinin yetkilerini hatırlattı ama bırakın Gazze'deki savaşa aktif destek vermeyi, Mısır'daki Refah Sınır Kapısı'nı dahi açamadık. Yardımlar oralarda bozuldu, insanlar alıktan ölmeye başladı. Gazzemiz bu kadar yalnız… Mescid-i Aksamız her gün siyonistler tarafından altı kazılmak suretiyle yıkılmanın aşamasına geldi ama İslam ülkelerinin liderlerinden maalesef ses yok." dedi.

"Lübnan ve Yemen üzerine düşeni yaptı"

Bir yandan Filistin'i savunduğunu söyleyenlerin öte yandan direkt veya dolaylı olarak siyonist rejim ile ticarete devam ettiğini aktaran Yaroğlu, öte yandan da Aksa Tufanı'nın silah ve cephe arkadaşlarının olduğunu, kendileri yardıma muhtaçken Lübnan'ın, Yemen'in bu anlamda üzerine düşeni yaparak Gazze'nin yanında durduğunu ifade etti.

"3 yıldır Gazze'nin her tarafına ölüm yağdı"

Hiçbir zaman Filistin, Gazze ve Kudüs'ü unutmadıklarını ve unutmayacaklarını vurgulayan HÜDA PAR İstanbul İl Başkanı Mehmet Eşin, "Rahmetli Aliya Izzetbegoviç, 'Unutulan soykırım tekrar edilmeye mahkûmdur' diyordu. Biz de bu insanlık dışı vahşeti unutmadık. Aksa Tufanı ile birlikte 3 yıldır Gazze'nin her tarafına ölüm yağdı. Gazze'de güvende olan tek bir sokak, tek bir ev, meydan kalmadı. Ancak Gazze hiçbir zaman yalnız kalmadı. Gazze'nin süphan olan, kahhar olan rabbi var. Gazzeli kardeşlerimiz bu tufanı başlattıklarında önce Allah'a, sonra imanlarına ve güçlerine güvendiler. Her şeye rağmen siyonist işgal rejimi Gazze'de hiçbir hedefine ulaşamadı." diye konuştu.

Müslümanlara düşen görenin de yaşanan vahşeti hiçbir zaman unutmama, unutturmamak olduğunu belirten Eşin, bu yolda atılan adımların küçümsenmemesi, boykota devam edilmesi gerektiğini hatırlattı.

"Gazze için mücadele etmeye devam edeceğiz"

Gazze'de yaşananların yalnızca Filistinlilerin meselesi olmadığını, tüm insanlığın, Müslümanların meselesi olduğunu belirten Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Tuğrul Yalçınkaya, "Gazze'de çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve masum insanlar katlediliyorsa biz Gazze'yi unutmayacağız, Gazze için mücadele etmeyi bırakmayacağız. Gazze'de anneler evlatlarının cansız bedenlerini elleriyle taşıyorsa Gazze'yi unutmayacağız. Gazze için mücadele etmeye devam edeceğiz.  Gazze'de insanlar açlığa, susuzluğa, ilaçsızlığa ve ölüm korkusuna mahkûm ediliyorsa, insan olduğumuz için Gazze'yi unutmayacağız, mücadeleyi bırakmayacağız." şeklinde konuştu.

"Kudüs, bizler için imanî bir meseledir"

Yalnızca bir basın açıklaması yapmak adına toplanmadıklarını vurgulayan Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Yunus Emre Taşçı da şu ifadeleri kullandı:

"Kudüs, bizler için sınırları haritalarla çizilmiş sadece coğrafi bir mesele değildir. Kudüs, bizler için imanî bir meseledir. Kudüs'te siyonist katillerin, terör devletinin hedef aldığı yalnızca Kudüslü, Filistinli, Gazzeli Müslümanlar değildir. İnsanlığı insanlık yapan tüm değerler alt üst edilmiştir. Çocuklarımızın umutları, kadınlarımızın hayalleri, şeref ve izzetleri ayaklar altına alınmak istenmiştir. Böylesi karanlık bir çağda sizler gibi şerefli insanlarla, buna sessiz kalmayan, başkaldıran bu kardeşlere topluluğuyla bir arada olmaktan şeref duyuyorum." (İLKHA)

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: