ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack: SDG'nin sahadaki birincil rolü geçerliliğini yitirdi

Barrack, bu sürecin Kürtlerin uzun yıllardır mahrum bırakıldığı haklara kavuşması açısından 'tarihi bir fırsat' sunduğunu belirtirken, SDG’nin sahadaki birincil rolünün artık geçerliliğini yitirdiğini söyledi.

20 Oca 2026 - 20:45 YAYINLANMA
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack: SDG'nin sahadaki birincil rolü geçerliliğini yitirdi

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de Esad sonrası döneme ilişkin değerlendirmesinde Kürtlerin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) geleceğine dair salı günü açıklamalarda bulundu.

Barrack, bu sürecin Kürtlerin uzun yıllardır mahrum bırakıldığı haklara kavuşması açısından “tarihi bir fırsat” sunduğunu belirtirken, "SDG’nin sahadaki birincil rolünün artık geçerliliğini yitirdiğini" söyledi.

Barrack, X platformunda yaptığı paylaşımda, Esad yönetimi döneminde Kürtlerin "vatansızlık, ana dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılığa" maruz kaldığını hatırlattı.

Yeni hükümetle birlikte tam vatandaşlık, kültürel hakların korunması ve siyasi sürece katılımın önünün açıldığını vurgulayan Barrack, Kürtlerin Suriye devletine entegrasyonunun bu hakların anayasal güvenceye kavuşması için en gerçekçi yol olduğunu ifade etti.

“SDG’nin sahadaki birincil rolü artık sona erdi”

ABD’nin SDG ile kurduğu iş birliğinin temelinin IŞİD’le mücadele olduğunu hatırlatan Barrack, mevcut koşulların köklü biçimde değiştiğini söyledi. Barrack, şu değerlendirmede bulundu:

“2019’da IŞİD’in bölgesel hilafeti yenilgiye uğratılırken SDG en etkili kara ortağımızdı. O dönemde muhatap alınabilecek işleyen bir merkezi devlet yoktu. Bugün ise Suriye hükümeti, IŞİD Karşıtı Küresel Koalisyon’un 90. üyesi konumunda. Şam yönetimi güvenlik sorumluluklarını ve cezaevlerinin kontrolünü devralmaya hazır. Bu nedenle SDG’nin sahadaki birincil güç olma gerekçesi büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.”

ABD’nin ayrı bir SDG yapısını sürdürmekten ziyade barışçıl bir geçişi desteklediğini belirten Barrack, 18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarına da değindi. Anlaşmanın; SDG mensuplarının Suriye ulusal ordusuna bireysel katılımını, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapıları gibi stratejik noktaların Şam yönetimine devrini kapsadığını söyledi.

ABD’nin Suriye’de kalıcı bir askeri varlık hedeflemediğini dile getiren Barrack, Washington’ın yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

“Önceliğimiz ayrılıkçılığı ya da federalizmi desteklemek değil; Suriye’nin ulusal birliğini güçlendirmek, uzlaşmayı teşvik etmek ve IŞİD kalıntılarını tamamen ortadan kaldırmaktır. Kürtlerin yeni Suriye devletine entegrasyonu; Nevruz’un ulusal bayram olarak tanınması, Kürtçe eğitim ve yönetime katılım gibi hakları, SDG’nin iç savaş koşullarında sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde, kalıcı ve anayasal bir zemine taşıyacaktır.”

Türkiye, güney komşusu Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG'yi ve onun çatısı altındaki silahlı örgüt Halk Savunma Birlikleri'ni (YPG) Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Suriye kolu olarak tanıyor.

Yine IŞİD, Avrupa Birliği (AB), Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşmiş Milletler (BM) ve pek çok başka örgüt ve ülke tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: