ABD’nin Hürmüz koalisyonu girişimine Avrupa’dan karışık tepkiler
Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası koalisyon teklifini Almanya, İspanya ve İtalya askeri katılımı reddetti, İngiltere ve Fransa ise daha ılımlı yaklaştı.
Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası koalisyon teklifini Almanya, İspanya ve İtalya askeri katılımı reddetti, İngiltere ve Fransa ise daha ılımlı yaklaştı.
İsrail'in 28 Şubat'ta ABD'nin desteği ile İran'a karşı başlattığı saldırılar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatmasına neden oldu.
Boğazın kapanması, akaryakıt ticaretine kritik bir darbe vurdu. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere, bölge ülkeleri de enerji altyapılarında güncelleme yapmak zorunda kaldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturmayı planladığı uluslararası koalisyon için görüşmeler yürütürken, Avrupa’dan gelen tepkiler farklılık gösterdi.
ALMANYA, İSPANYA VE İTALYA, "BİZ YOKUZ" DEDİ
Almanya, İspanya ve İtalya, askeri operasyona katılmayacaklarını ve gemi göndermeyeceklerini açıkladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, deniz yollarının askeri olarak korunmasına gerek görmediklerini belirtti. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise ülkesinin uluslararası askeri operasyonlara katılmayacağını vurguladı. İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, şu an için Hürmüz Boğazı’na hiçbir gemi göndermeyeceklerini ifade etti. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Avrupa ülkelerinin bölgedeki askeri operasyonlara dahil olma niyetinde olmadığını söyledi.
AB'DEN DİPLOMATİK ALTERNATİF: TAHIL GİRİŞİMİ MODELİ
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri diplomatik bir çözüm önerdiklerini açıkladı. Kallas, bölgenin kapanmasının enerji kadar gübre tedarikinde de ciddi sorunlar yaratabileceğini belirterek, olası gıda krizine dikkat çekti.
İNGİLTERE VE FRANSA DAHA ILIMLI
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD Başkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Hürmüz Boğazı’nın açılmasının önemini vurguladı. İngiltere Enerji Bakanı Ed Miliband, Boğaz’ın güvenliğini sağlamak için her seçeneği değerlendirdiklerini açıkladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise konteyner ve tanker gemilerine eşlik edecek barışçıl bir görev planladıklarını duyurdu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da deniz trafiğinin emniyetini sağlamak için uluslararası misyon oluşturulabileceğini ifade etti.
SESSİZ KALANLAR VE İSTİŞAREDE OLANLAR
Yunanistan Başbakan Yardımcısı Kostis Hacidakis, durumu AB ülkeleriyle değerlendireceklerini belirtirken, Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya konuya ilişkin net bir açıklamada bulunmadı. Bu ülkeler kendi gündemlerini önceliklendirerek diplomatik ya da ekonomik adımlar üzerinde yoğunlaştı.
TRUMP'IN KOALİSYON PLANI
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğine kapanma riskine karşı 7 ülkeyle görüşmeler yaptığını açıklamış, basına verdiği demeçte Boğaz’dan geçen petrolün yaklaşık yüzde 90’ının güvenliğini sağlama hedefini duyurmuştu. Trump, “Belki gelirler, belki gelmezler” diyerek Avrupa ülkelerinin kararına işaret etti.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN ÖNEMİ
İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kontrolündeki Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği en stratejik deniz geçitlerinden biri olarak biliniyor.
Basra Körfezi'nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. Geçen yıl Boğaz'dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk edildi. Bu da Hürmüz üzerinden geçen toplam hacmin günlük yaklaşık 20 milyon varile ulaştığını gösteriyor.
Boğazdaki petrol akışını aksatan mevcut krizin devam etmesi durumunda küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan arzın fiilen etkileneceği hesaplanıyor. Bu büyüklükte bir kesintinin modern petrol piyasalarında bugüne kadar görülen tüm arz şoklarını geride bırakabileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)