ABD'de yaşayan Türk kebapçı ailesi 'sınır dışı' tehdidiyle karşı karşıya
New Jersey'de kebapçı işleten Emanet ailesi, 'vize ihlali' gerekçesiyle gözaltına alındı. Bölge halkının desteğiyle işlerini büyüten ancak sınır dışı edilme riski taşıyan Türk çift, mart ayındaki kritik duruşmayı bekliyor.
ABD'nin New Jersey eyaletinde, Philadelphia banliyösünde yer alan "Jersey Kebab" adlı restoran, son günlerde sadece döner, falafel ve baklavasıyla değil, aynı zamanda bir protesto merkezi olmasıyla da gündemde.
İşletmenin Türk sahipleri Celal ve Emine Emanet'in vizelerinin dolduğu gerekçesiyle federal yetkililerce gözaltına alınması, bölge halkını harekete geçirdi.
Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sıkı politikaları kapsamında geçen şubat ayında gözaltına alınan çift, o günden bu yana işlerini daha da büyüttü.
Müşteri yoğunluğu nedeniyle komşu kasabada daha büyük bir mekana taşınan ailenin yaşadığı süreç, yerel halkın desteğiyle farklı bir boyut kazandı.
Celal Emanet, 2000 yılında İngilizce öğrenmek ve İslam tarihi üzerine doktora yapmak amacıyla ABD'ye geldi.
2008 yılında New Jersey'in güneyindeki bir camide imam olarak görev yapmak üzere eşi Emine ve iki çocuğuyla birlikte ABD'ye geri döndü.
Ailenin ABD'de doğan iki çocuğu daha bulunuyor. Pandemi döneminde ekmek dağıtım işinin durması üzerine restoran sektörüne giren çift, Haddon Township'te Jersey Kebab'ı açtı.
Ancak 25 Şubat'ta ABD kolluk kuvvetleri ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memurlarının restorana düzenlediği baskınla her şey değişti.
Celal Emanet elektronik kelepçeyle eve gönderilirken, 47 yaşındaki eşi Emine bir gözaltı merkezine götürülerek 15 gün boyunca burada tutuldu. Gözaltında olması nedeniyle dükkan geçici olarak kapandı.
Bölgenin siyasi olarak Demokrat ağırlıklı olması ve Emanet ailesinin tutuklanması, yerel halkta göçmenlik uygulamalarının sadece sabıka kaydı olan kişileri hedef almadığı yönünde bir algı oluşturdu. Haddon Township Belediye Başkanı Randy Teague, ailenin durumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Onlar tehlikeli insanlar değildi. Televizyonlarda ülkemizden atılmaya çalışıldığı söylenen o profilin tam tersiydiler."
Ailenin destekçileri bir nöbet organize etti ve dükkanın kapalı kaldığı süre boyunca ailenin geçimini sağlamak ve yasal masrafları karşılamak için 300 bin dolar topladı. Kongre üyelerinin devreye girmesi ve yüzlerce müşterinin destek mektupları yazması süreci etkiledi.
Ailenin yaşadığı zorlukların duyulmasıyla birlikte restoran dolup taşmaya başladı. Geçen yılın sonlarında Collingswood'daki daha büyük bir mekana taşınan işletme, kahvaltı menüsü ekledi ve oğulları Muhammed dışında ilk kez garson işe almak zorunda kaldı.
Yeni mekanda da ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek verildiğini belirten bir tabela asılı duruyor. Ailenin oğlu Muhammed, bunun kendilerinden daha azına sahip olanları gözetmek şeklindeki bir Müslüman değerini onurlandırmak olduğunu ifade etti.
Tüm bu toplumsal desteğe ve ticari başarıya rağmen hukuki mücadele sona ermiş değil. Aile, hayatlarını kurdukları ve çocuklarını büyüttükleri ABD'de kalmak istiyor. Celal Emanet'in mart ayında bir sınır dışı duruşması bulunuyor; eşi ve oğlu da ilerleyen tarihlerde hakim karşısına çıkacak.
Celal Emanet, Türkiye'ye dönmenin özellikle Türkçe bilmeyen küçük çocukları ve ABD'deki imkanlara ihtiyaç duyan otizmli çocuğu için kötü olacağını belirtiyor. Ayrıca akademik makaleleri nedeniyle kendi güvenliğinden endişe ettiğini vurgulayan Celal Emanet, çekincelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Ben Türk hükümetine muhalif biriyim. Eğer beni sınır dışı ederlerse çok büyük sorunlar yaşarım."
Toplumdan gelen destek dalgası aileye yalnız olmadıklarını hissettirmiş durumda. Muhammed Emanet, arkalarındaki inanılmaz topluluk desteğiyle birlikte ülkede kalma hakları için savaştıklarını ve bu mücadelede hep birlikte olduklarını belirtti.