ABD Senatosu Sözde "Ermeni Soykırımı" Tasarısını Kabul Etti
Daha önce 3 kez engellenen sözde "Ermeni Soykırımı" tasarısıyla ilgili son dakika gelişmesi yaşandı. ABD Temsilciler Meclisi'nden geçtiğimiz aylarda geçen "Ermeni Soykırımı" tasarısı ABD Senatosu'ndan da oybirliği ile geçti.
Daha önce 3 kez engellenen sözde "Ermeni Soykırımı" tasarısıyla ilgili son dakika gelişmesi yaşandı. ABD Temsilciler Meclisi'nden geçtiğimiz aylarda geçen "Ermeni Soykırımı" tasarısı ABD Senatosu'ndan da oybirliği ile geçti.
Türkiye'nin Suriye'deki operasyonunun başlamasının ardından harekete geçen ABD Temsilciler Meclisi, Ermenilere 1915 olayları sırasında soykırım yapıldığı iddiasını onaylayan bir karar tasarısını kabul etmişti. Bu adımın ardında senatoda 3 kez engellenen sözde Ermeni Soykırımı tasarısı senatodan geçti. Geçen ay Temsilciler Meclisi'nden de geçen tasarı, ABD Başkanı Trump'ın masasına gönderilecek.
Senatör Rob Menendez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Senatosu'nun sözde 'Ermeni soykırımı' tasarısını resmen kabul ettiğini duyurdu.
3 kez engellenmişti
Geçen ay Temsilciler Meclisinden de geçen tasarı, ABD Başkanı Trump'ın masasına gönderilecek. Beyaz Saray, Türkiye ile ABD arasında gerginliğe neden olan tasarının geçmesini daha önce üç kez engellemişti.
NE OLMUŞTU?
Türkiye'nin Suriye'deki operasyonunun başlamasının ardından harekete geçen ABD Temsilciler Meclisi, Ermenilere 1915 olayları sırasında soykırım yapıldığı iddiasını onaylayan bir karar tasarısını kabul etti. Temsilciler Meclisi'nde, Ermeni Soykırımı oylaması 11'e karşı 405 oyla kabul edildi. Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada konuşan üyeler tasarının kabul edilmesi hakkındaki konuşmalarında Türkiye'nin Suriye'deki operasyonlarına ve Kıbrıs Barış Harekâtı'na vurgu yapmaları dikkat çekti.
Tasarıya ilişkin Senato Genel Kurulunda yapılan oturumda, kurulda hazır bulunan senatörlerden oylamaya karşı çıkan olmadı.
Senatonun bu konudaki görüşünü yansıtan bir düzenleme olan karar tasarısının, yasal olarak herhangi bir bağlayıcılığı bulunmuyor.
Daha önce Beyaz Saray'ın da devreye girmesiyle Cumhuriyetçi senatörler Lindsey Graham ve ardından David Perdue, tasarının oylanmasını engellemişti.
29 Ekim'de Temsilciler Meclisi Genel Kurulunda yapılan oylamada da 11 "hayır" oyuna karşılık, 405 "evet" oyu ile 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan bir karar tasarısı kabul edilmişti.
İLİŞKİLERİMİZİ TEHLİKEYE ATMAKTADIR
Türkiye'den bu karara sert tepkiler geldi. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "ABD Senatosunda kabul edilen Ermeni yasa tasarısı ikili ilişkilerimizi tehlikeye atmaktadır" dedi.
Altun, Twitter'dan yaptığı açıklamada tepkisini şu şekilde sürdürdü:
"Barış Pınarı Harekâtı’nın başlangıcından itibaren, Amerikalı mevkidaşlarımıza Suriye’nin kuzeyindeki askeri operasyonumuzun nedenlerini ve hedeflerini anlattık. Yaptırımlar ve tehditler bizi ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumaktan vazgeçirmeyecektir.
ABD Kongresi’ndeki bazı üyeler Suriye’deki askeri operasyonlarımızdan rahatsız oldu diye ulusal güvenliğimizden taviz verecek değiliz.
YPG ile iş birliği yapmak en başından beri mantıksız bir politikaydı. Terör tehditleri karşısında, vatandaşlarımızın güvenliğini ve refahını sağlamaya devam edeceğiz.
Bazı Kongre üyelerinin tarihi siyasallaştırmak için attıkları her adımda, biz konunun araştırılması için bir çalışma grubu oluşturulması görüşümüzü yineledik. Tarihin milletleri bölmesi değil birleştirmesi gerektiğini ifade ettik.
Fakat son birkaç aydır ABD Kongresi’nin bazı üyeleri bir NATO müttefikinin görüşlerini ve hassasiyetlerini umursamadığı gibi iki ülke ve toplum arasındaki ilişkileri germek için sorumsuzca davrandı.
Bu kararların Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilere hiçbir fayda sağlamayacağı açıktır. Daha önce ifade ettiğimiz gibi, biz Ermeni kardeşlerimizden, görüş farklılıklarımızı bilimsel ve akademik kanallar yoluyla uzlaştıracak çabaları ABD Kongresi’nin yok etmesine izin vermemelerini bekliyoruz.
Tarih bu kararları, bazı ABD Kongresi üyelerinin Türkiye’ye karşı sorumsuz ve mantıksız adımları olarak not düşecektir. Bu kararlarda imzası olanlar ise tarihe iki ülke ilişkilerine verilen kalıcı zararın sorumluluları olarak geçeceklerdir.”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise Twitter'dan karara "ABD Senatosu’nun, çarpık tarih anlayışını küçük siyasi hesaplarına alet eden kararını şiddetle kınıyor ve reddediyoruz. Yok hükmündeki bu karar siyasi, askeri ve ekonomik hiçbir alanda Türkiye’nin haklı ve kararlı duruşunu etkilemeyecektir." ifadeleriyle tepki gösterdi.
"SİYASİ BİR GÖSTERİDEN İBARETTİR"
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kararın siyasi bir gösteriden ibaret olduğunu belirterek "Hukuki bağlayıcılığı ve geçerliliği yoktur. Tarihi siyasi amaçlar için kullananlar gerçeklerle yüzleşmek istemeyen korkaklardır. " ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, ABD Senatosu'nun 1915 Ermeni olaylarını "soykırım" olarak tanıyan karar tasarısını kabul etmesini kınadı. Dönmez "Umut ederim bu hatalarından dönerler ve yıllardır müttefik olarak NATO ve çeşitli uluslararası arenalarda ilişki kurduğumuz bu ülkeyle inşallah ilişkilerimizi de rayına oturtmuş oluruz" ifadelerini kullandı.
UTANIN
Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ise "Türk ulusu tarihini savaş alanında kanıyla canıyla,İspanya’da engizisyondan, Suriye’de Esed/DEAŞ’tan kaçanlara bağrını açarak yüreklerde insanlığıyla yazdı.O şanlı tarihi keyfince yeniden yazmak geçmişleri kan, gözyaşı ve zulüm hikayeleriyle dolu olanların haddine değildir. Utanın." açıklamasında bulundu.
BAKANLIK'TAN AÇIKLAMA
Dışişleri Bakanlığı, karara ilişkin yaptığı açıklamada "ABD Senatosu’nun 1915 olaylarıyla ilgili 12 Aralık 2019 tarihli kararı her türlü tarih bilincinden ve hukuki temelden yoksundur. Bağlayıcılığı ve geçerliliği de bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.
Bakanlık yazılı açıklamasına şu şekilde devam etti:
"Senato’nun bu kararı, tarihin nasıl siyasileştirilebileceğinin utanç verici örneklerindendir. Ancak, tarihi siyasi amaçları için kullananlar gerçekleri gözardı ederek hedeflerine asla ulaşamayacaktır.
Bu karar, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerinin geliştirilmesi yönündeki çabaları da sekteye uğratmayı hedefleyen tahripkar bir teşebbüstür.
Türkiye’nin bölgesindeki hayati çıkarlarını korumak için verdiği mücadele bu tür haksız ve izansız kararlardan etkilenmeden kararlılıkla devam ettirilecektir."