ABD savunma stratejisinde yön değişikliği: Çin artık birinci öncelik değil
ABD'nin 2026 Ulusal Savunma Stratejisi’ne göre Çin, artık birinci öncelikli tehdit olarak görülmüyor; Pentagon’un odağı ABD anakarası ve Batı Yarımküre’ye kaymış durumda.
ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) yayımladığı yeni Ulusal Savunma Stratejisi belgesi, Washington’un güvenlik önceliklerinde önemli bir değişime işaret ediyor.
2026 Ulusal Savunma Stratejisi’ne göre Çin, ABD için artık birinci öncelikli tehdit olarak görülmüyor; Pentagon’un odağı ABD anakarası ve Batı Yarımküre’ye kaymış durumda.
Eski Başkan Joe Biden döneminde “en büyük rakip” olarak tanımlanan Pekin, belgede artık Hint-Pasifik’te dengelenmesi gereken, ancak ABD ya da müttefikleri üzerinde hâkimiyet kurmasının engellenmesi yeterli olan “yerleşik bir güç” olarak değerlendiriliyor.
Trump’ın Ulusal Güvenlik Stratejisi
Belge, Donald Trump’ın geçen yıl yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi’ne dayanıyor. Bu strateji, ABD’nin Batı Yarımküre’deki hâkimiyetini yeniden tesis etmesini, Hint-Pasifik’te askeri gücünü artırmasını ve Avrupa ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini öngörüyor.
Yeni savunma belgesi, ABD ordusunun Avrupa ve diğer bölgelerdeki müttefiklerine “kritik ama daha sınırlı destek” vermesini savunuyor ve mevcut yaklaşımda “keskin bir değişim” çağrısı yapıyor.
Stratejide, ABD’nin "izolasyonist" bir çizgi izlemediği vurgulansa da, müttefiklerden daha fazla sorumluluk almaları isteniyor. Pentagon’un önceliği, ABD anakarasının savunulması olarak tanımlanıyor.
Bu kapsamda, Arktik’ten Güney Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada -özellikle Grönland, “Amerika Körfezi” olarak adlandırılan bölge ve Panama Kanalı’nda- ABD’nin askeri ve ticari erişiminin garanti altına alınması hedefleniyor.
Kore Yarımadası’na özel bölüm
Belge, Kore Yarımadası’na da özel bir bölüm ayırıyor. Güney Kore’nin Kuzey Kore tehdidine karşı teyakkuzda olması gerektiği belirtilirken, Seul’ün savunma harcamalarını artırdığına dikkat çekiliyor.
Yaklaşık 28 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapan Güney Kore’nin, güçlü ordusu sayesinde Kuzey Kore’yi caydırmada “birincil sorumluluğu” üstlenebilecek kapasitede olduğu ifade ediliyor.
Ukrayna konusunda sapma
Sky News'e göre belgede Ukrayna konusunda da Biden yönetiminin yaklaşımından belirgin bir sapma göze çarpıyor. Ukrayna’nın savunulmasının öncelikle Avrupa’nın sorumluluğu olduğu belirtiliyor ve NATO müttefiklerinin liderliği üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor. ABD’nin rolü ise “kritik ama sınırlı destek” sağlamakla tanımlanıyor.
Rusya, NATO’nun doğu kanadı için “kalıcı ama yönetilebilir” bir tehdit olarak tanımlanıyor. Belgede Moskova’nın Avrupa’ya hâkim olabilecek bir konumda olmadığı savunulurken, Avrupa NATO ülkelerinin toplam gücünün Rusya’dan çok daha üstün olduğu ifade ediliyor. Almanya’nın ekonomik büyüklüğünün bile Rusya’yı geride bıraktığına dikkat çekiliyor.
Metinde, Avrupa’nın küresel ekonomik güç içindeki payının giderek azaldığı da savunuluyor.