3 Radyonun Ortak Yayına Katılan Kocaoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Üç Radyo Romantik, Yıldız ve Can radyonun ortak düzenlediği canlı yayına konuk olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir gündemine ait çarpıcı açıklamalarda bulundu.

27 Ara 2016 - 18:56 YAYINLANMA
12 Şub 2026 - 20:09 GÜNCELLEME
3 Radyonun Ortak Yayına Katılan Kocaoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

 

Üç Radyo Romantik, Yıldız ve Can radyonun ortak düzenlediği canlı yayına konuk olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir gündemine ait çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Üç radyonun ortak yayınına çıkan Aziz Kocaoğlu ömenli açıklamalar yaptı. İşte o açıklamadan satırbaşları:

KARŞIYAKA TRAMVAYI

"Karşıyaka'nın belirli bir bölümünde Mavişehir ile Bostanlı arasında çalışıyor. Bostanlı Köprüsü tamamlandıktan sonra Karşıyaka Sahil ve Alaybey Tershanesi'ne devam edecek. Konak ekim kasım gibi devreye girecek. Karşıyaka yılın ilk aylarında hizmet vermeye başlayacak. Toplu taşımada metro, tramvay ve banliyo trenlerini devreye almadan trafiği rahatlatmak mümkün değildir."

NARLIDERE METROSU

"Sanki hükümet yapıyormuş gibi. Keşke yapsa... Hükümet cenahını bağlayıcı hiçbir şey yok. Yapıyormuş intibahını veriyor. Binali Bey'i ilk gördüğümde kendisine bu haberleri takdim edeceğim. Önemli değil. Binali Bey'in başbakan olmasıyla birlikte İzmir'de bir şeyler değişti. Bizler Binali Bey'den sadece imza istiyoruz. Kredimiz, paramız, projemiz hazır. Narlıdere Metro bir örnektir. Yasa gereği sadece izin istiyoruz. 30 Eylül'de müracaat etmişiz. Başbakan'ın izni ile başlıyoruz. Herkesin gözü kapalı yağılsın diyeceği projeyi yapmışız, ihaleye çıkmışız. Her şey bekliyor. Parasını da bulmuşuz kendi gücümüzle parasını da bulmuşuz Narlıdere Metrosu'na başlayacağız. Bu bir senelik serüven. Başka yerde 15 günde çıkar, bizde 1 yılda çıkar. Eskiden bunu da alamıyorduk... Sallanıyorduk, yuvarlanıyorduk, gidip geliyorduk... Binali Bey'in müdahalesi ile süre kısaldı. Kendilerine teşekkür ediyorum. Belli medyanın yaptığı bu algı yönetimi siyaset değildir. Bu doğru değil. Narlıdere Metro'da tüm yatırımı Büyükşehir Belediyesi yapacaktır. Bu proje için merkezi hükümetimiz belki belirli miktarda kaynak ayıracaktır. Onun için de teşekkür ederiz..."

MAVİŞEHİR OPERA BİNASI…

"Son dönemde opera binası olarak projelendirilmiş bir ya da iki tane proje var. Son 15-20 senede yapılan opera binası yok. Opera gibi bir binayı yapmak birikim istiyor. Bunu herkesin yapması mümkün değil. Yeterlilik kanununu ben çıkartmadım. Ben kanun koyucu değilim. Bunu merkezi hükümetler çıkardı. Belirli firmalar bu ihaleye girdi. Şimdiki genel sekreterimiz Ankara Çankaya Belediyesi'nden geldi. "Bütün ihalelere Çankaya firmaları giriyor" dendi. Devletin ihaleleri Ankara'da. Devletin, kamunun işlerini yapan firmalar Ankara'da birçok devlet ihalesine giriyor. Ve Ankara'da örgütlü. Yüzde 90'ı, büyük çoğunluğu Ankara'da örgütlü ve işlerini orada takip ediyor. İzmir'de Konak nasıl bir numaralı ilçe ise Ankara'da da Çankaya. Firmaların merkezleri, ofisleri Çankaya'da.  Aynı firmalar önceden de ihalelere giriyorlardı. Başka firmalar da çıksın gelsin, elinden tutan mı var... Ben göreve geldiğimde paramızı alamayız diye ihalelerimize kimse girmiyordu. Şimdi herkes parasını zamanında alıyor. İzmir'de finans durumu bir numaralı kurum konumundayız. Dolayısıyla ihalelerimize giren firma sayısı da arttı."

 

KART DEĞİŞİMLERİ…

"Bu kart parası alınmazsa ilgili personellere zimmet çıkıyor. Bundan dolayı 6 lira. Bunu vatandaş verse ne olur, belediye verse ne olur? Kartların zaten çoğunun ömrü bitmiş. Başımızdan bir felaket geçti: Ben bir hafta problem çözeceğim diye sabahlara kadar uğraştım. Vatandaş bunu verse ne olur? Almasak kamu zararı olur. Almazsak kamu zararı olur. 6 lira için belediyede 10 tane sorumlu bulsalar, zimmet çıkar, onların hayatı söner. 60 yaş kartları ise önce yasaya takıldı, sonra saat sınırlaması geldi. Yaklaşık 10 bin kadar kart var. Az kullanan da var, aşırı kullanan da var. Ortada bir haksız rekabet var. Kartı kullanıp kuryelik yapan var. Ankara, İstanbul gibi öğrenci fiyatına çekelim, dengeleyelim istedik. Ben belediye başkanlığı yapıyorum, günde 16 saat çalışıyorum, maaş alıyorum, belediye otobüsüne bedava mı bineceğim? İhtiyaç söz konusu olduğunda bedavadır... Önemli olan ülkenin ihtiyaç sahibi envanterini çıkartıp, bunu takip edip, gerçekten doğru değerlendirmektir. Engelli de, yaşlı da bizim vatandaşımız... Gerekirse sırtımızda taşırız... Bu parayı İzmir Büyükşehir Belediyesi mi verecek? Ben biletimin parasını alırım, ESHOT zarar ediyor lafını da ortadan kaldırırım. Kasama parayı koyarım. Bununla da seve seve ihtiyacı olan vatandaşımın ihtiyaçlarını karşılarım. Ben sosyal yardımlar için yüz lira harcıyorsam, ulaşımda yaptığım sosyal destek bunun altı katı. Bu bana "ESHOT zarar etti" olarak dönüyor. Tüm binenlerden 2,40 lira alırsam zarar etmiyorum. Niye ESHOT zarar etsin? Tasarruf edip çırpınıyoruz."

 

ELEKTRİKLİ OTOBÜS KRİZİ

"20 tane elektrikli otobüsün ihalesini yaptık. Araçlar geliyor. Yerli bir firma imal ediyor. Bu konuda başından beri yeni bir sistem, teknoloji her geçen gün gelişiyor. Biz zaten başından beri 20 otobüs alıp deneyeceğiz, bu işi bilmiyoruz, kimse de bilmiyor, yaşayarak öğrenelim dedik. Otobüsler gelsin bakacağız. Deneyeceğiz, eğer bunda başarılı olursak devam edeceğiz. Bundan sonra sadece elektrikli otobüs alacağız. Belediyenin şu anda otobüse ihtiyacı yok. Bazı belediyelerin başına geldi. Milyonlarca liralık otobüsü kızakta bekletiyorlar. Bizim sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yiyoruz."


"İzmir'de niye bomba patlamıyor?" diyen şahsa tepki göstermezsek o zaman zaten birlik, beraberliği sağlayamayız. Hepimiz ülkenin birlik ve beraberliği için çırpınıyoruz... Bu şahsın acilen cezalandırılması gerekli. Nifak... Ülkeyi kim bölüyor? Ülkede kim ikilik çıkartıyor? Bu tweet atan her kimse... Niye buna izin veriyorsun? Yakalayacaksın... Hakimler, savcılar bilmiyorum gerekeni yaptı mı? Halkı rencide ediyor. Burada bomba patlarsa ne olacak? Bu tür şeyler yanlış. Buz sözler 4 milyon İzmirliye hakarettir. Birlik beraberlik içerisinde bu memleketin ikbali, geleceği için çalışacağız, üreteceğiz, gelecek kuşaklara layık olacağız. Çırpınacağız."  

 

 

ÜRETİCİYE DESTEK

“Sütaş buraya gelip de 80 milyon dolarlık yatırımla bir tesis kurduysa, bunu niye kurduğunu görmek lazım. Okul sütü, süt kuzusu, teşvik.. Üreticinin sütünün iyi değerlendirilmesi, bunun satış ve pazarlanması çok önemli. Süt üretimi Türkiye'de yüzde 80 artarken, Küçük Menderes'de yüzde 440 arttı. Tire'nin kalkınması demek, ülkenin kalkınması demek. Tarıma Türkiye Cumhuriyeti'nde tek dikkat çeken proje üreten İzmir Büyükşehir Belediyesi'dir. Belediye sadece yol kanalizasyon yapan bir kurum değildir. Kentin kalkınmasından da sorumludur. Türkiye'ye böyle bir örneğiz. Bugüne kadar tarım alanında fuar alanına yaptığımıza yakın yatırım yaptık. Nerede ne lazımsa... İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsala verdiği destek ve Kemeraltı'ndaki tarihi bölgede yaptığı yatırımlarını durdurmayacak. Bunlar başlı başına kenti kalkındıracak iki projedir.”

 

İZBAN GREVİ

“Bu işin zararı hesaplanmaz. Üç tane önemli şirketimde toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor.  Ne açıklama yapıyorum, ne de sendikayla görüşüyorum. Ama ne aşamada olduğunu her gün takip ediyorum. 26 bin kişinin çalıştığı ve her işte kolu kanadı olan bir kurumu yönetiyorsunuz... Toplu sözleşmeye biz müdahale ettik, gerekli görüşmeleri yaptık. Benim müdahale ettiğim kadar kimse etmedi. Yüzde 10 verdik. 12 verdik, 3 puan daha ekledik, grev olmasın dedik yüzde 15 verdik. Sendika yine kabul etmedi. Yüzde 16,5'a da imza atmadılar. TCDD Genel Müdürü'nden onay almak şartı ile konuştum. Bir kaç rakam daha konuştuk. Sendika dağılmış, işçi ile arasında problem yaşıyor. Sendikaya yüzde 50 de versen imzalayacak durumu yok. Ankara'ya gidelim dedik. Oturduk... Hiç kimse konuşmadı... Sözleşmeyi siz imzalayacaksınız, buradaki başka hiç kimse imzalayamaz dedim.  İzmir'de benim teklif ettiğimin üzerine bir kuruş vermeden sözleşmeyi orada bitirdik geldik. Problem bizde değil. Sendika işçiyi şişirip duruyor. Sonra işçi de bastırıyor, sonra sözleşmeyi bir türlü imzalayamıyor. Gittik Ankara'da çözdük, benim ilk önerdiğim rakama imza atıldı. Hiç anlamı yoktu.”

MÜDAHİL OLMALARINA TEPKİ

"Ya ben yönetmesini bilmiyorum, ya da yeni nesil bilmiyor. Aramızda korkunç bir fark var. Sendikayla pazarlık ediyorum, hiç alakası olmayan kimse... İl Başkanı sabah kalkıp, yanına bir bürokratı alarak sendikaya gidip pazarlık ediyor. Benim haberim yok... İl Başkanı hükümetin temsilcisi değil, genel başkanın temsilcisidir. Hükümetin temsilcisi değildir. İl Başkanı bürokrasiye müdahale edemez. Böyle bir hakkı da yoktur. Onu penceresinden haklı. Benim penceremden külliyen yanlış. Probleme bakışımız farklı. Böyle bir şey olmaz. Bunu yetkililer çözer. Bunlar yanlış şeyler. Mutlu son ilan ediyoruz. Arkasından Bakan Bey, Bülent Delican, Necip Kalkan, Atilla Kaya, Hamza Dağ, Kerem Ali Sürekli, Hüseyin Kocabıyık fotoğraf çektiriyor, sözleşmeyi bitirdik diyorlar. Ben onları Ankara'da görmedim. A'dan Z'ye pazarlığı ben yaptım. Görüşmeyi ben yaptım. Bu fotoğrafı neden çektirirler? Narlıdere Metrosu'nda yaptıkları rol çalmayı İZBAN grevinde de yaptılar. Ne para verme yetkin var, ne masaya oturma yetkin var. Devlet AKP'den de, CHP'den de, MHP'den de bağımsızdır. Biz devletle hükümeti karıştırıyoruz... Devlet siyasi partinin değildir."

“BİR KURUŞ PARA ALMIYORUZ”

Su faturalarının yüksek olması konusunda yaptıkları eleştiri ve katı atık bedelleri konusunda ilçe belediye başkanlarına seslenen Kocaoğlu:

"Merkezi hükümetimiz bir yönetmelik çıkarttı. Atık su ve içme suyu fiyatlarını ayırdık. Bir kaos var. 30 tane ilçede katı atık bedellerini topluyoruz. İlçe belediyelerine bu parayı yatırıyoruz. Büyükşehir'in suçlandığı rakam bu katı atık bedelleridir. Vatandaş bize tepki gösteriyor. İlçeler için tahsildarlık yapıyoruz. Ne AK Parti'den, ne CHP'den bir belediye başkanımız bir şey demiyor. Bu paradan Büyükşehir Belediyesi bir kuruş para almıyor. Kimse bir şey demiyor. Buradan ne rant bekliyorlar? Vatandaştan korkarak, çekinerek, dalkavukluk yaparak belediye başkanlığı yapılmaz. Adam gibi duracaksın... Sezar'ın hakkını da Sezar'a vereceksin” dedi.

 

YENİDEN ADAYLIK KONUSU

Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamı Aziz Kocaoğlu'nun tekelinde değil. Herkesin gönlünden geçer, herkes ister... Siyaset uzlaşı ve toleransla gider. Ben nasıl bunu düşünüyorsam başkası da isteyebilir.

 

 

ARİF UĞURLU'YA YANIT

"Arif kardeşim eğer iğneyi kendine, çuvaldızı Büyükşehir Belediye Başkanına batırırsa tüm problemler çözülür. Bir itfaiye yapmak için bir arazi kamulaştırdık. Belediye hizmet alanı... Buraya bunu yapma... Göreve geldiğinden beri 3 senedir oyalıyor. Plan örneği yaptım meclisten geçirelim başkanım dedi. Alakası yok... vermesi gereken yeri vermiyor, kullanmayacağımız bir hale getiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı İki buçuk senedir oyalanır mı? Orada yer yaptırmıyor, 6 ayda bir aklına geliyor, problem çıkartıyor. Ben burada adam gibi duruyorum. Ben masada ne konuştuysak yerine getiriyorum. Kamulaştırdığımız yeri istiyorum. İtfaiyeyi yapacağız, top yuvarlıyor."

 

 

ARİF UĞURLU'YA YANIT

"Arif kardeşim eğer iğneyi kendine, çuvaldızı Büyükşehir Belediye Başkanına batırırsa tüm problemler çözülür. Bir itfaiye yapmak için bir arazi kamulaştırdık. Belediye hizmet alanı... Buraya bunu yapma... Göreve geldiğinden beri 3 senedir oyalıyor. Plan örneği yaptım meclisten geçirelim başkanım dedi. Alakası yok... vermesi gereken yeri vermiyor, kullanmayacağımız bir hale getiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı İki buçuk senedir oyalanır mı? Orada yer yaptırmıyor, 6 ayda bir aklına geliyor, problem çıkartıyor. Ben burada adam gibi duruyorum. Ben masada ne konuştuysak yerine getiriyorum. Kamulaştırdığımız yeri istiyorum. İtfaiyeyi yapacağız, top yuvarlıyor."

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: